Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3200 E. 2010/167 K. 18.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3200
KARAR NO : 2010/167
KARAR TARİHİ : 18.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, satım ilişkisi gereği davalıya satılan malların bedelinin davalıca ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 03.05.2006 tarihli satış sözleşmesine göre 60 gün vade olduğunu, vadesi gelmiş borcu bulunmadığını, mal bedellerinin vadesi geldiğinde davacıya 19.10.2006 tarihinde ödendiğini, cari hesabın kat edilmediğini, faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna rağmen oluşan kanaate göre, davalının temerrüde düşürülmediği ve BK’nun 133.maddesine göre asıl borcun tediyesi halinde sair fer’i hakların da düşeceği hükmü karşısında temerrüde düşmeyen davalının borcunu vadesinden önce ödemesi karşısında asıl borcun bittiği ve başkaca fer’i borcun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe konu edilen faturalardan sadece bir tanesi yönünden muacceliyet tarihinin icra takibinden sonra olduğu, ancak bunun dışındaki tüm faturalardaki alacakların icra takibinden önce muaccel hale geldikleri dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece icra takibinden sonra muaccel hale gelen alacak dışındaki diğer alacakların henüz muaccel olmadığı yolundaki değerlendirmesinde isabet görülmemiştir. Takipten önce muaccel hale gelen alacaklar yönünden temerrüt ihtarı çekilmemiş ise de, takibe geçilmekle takip tarihinde o alacaklar yönünden temerrüt gerçekleşmiş bulunmaktadır. İcra takibinden sonra ana para ödenmiş olmakla birlikte, faiz icra giderleri vs.gibi fer’ileri ödenmemiştir. İcra takibinde alacağın fer’ileri de talep edildiğine göre ana paranın ödenmesi sırasında ayrıca ihtirazi kayıt konulmasına gerek bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, somut olayda BK’nun 113.maddesi hükmünün uygulama yeri yoktur. Mahkemece bu yönler bakımından delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.