Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3353 E. 2010/688 K. 28.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3353
KARAR NO : 2010/688
KARAR TARİHİ : 28.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili , müvekkili şirket tarafından hamiline olarak keşide edilen 5 adet çekin çalındığını,bunun üzerine Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/444 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtıklarını, bu çeklerden 31.07.2008 keşide tarihli ve 10.000.YTL bedelli çekin davalı tarafından takibe konulduğunu belirterek bu çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tesptini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin çekteki ilk ciranta hakkında bulunduğu suç duyurusunun davalıyı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ve davalının süresinde cevap dilekçesi vermediğinden tazminat isteminde bulunmadığı gerekçesiyle bu talebinin reddine karar verilmiş hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi yönünden; davada ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve alacaklının alacağına kavuşması bu nedenle geciktirilmiştir. İİK.’nun 72/4. maddesinde; “Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde %40’tan aşağı tayin edilemez.” hükmü düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi anılan yasa hükmünde talep şartı getirilmemiştir. İİK.’nun 72/5. maddesinde talep şartı bulunmasına rağmen İİK.’nun 72/4. maddesi hükmünde talep şartı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece belirtilen yasa hükmü uyarınca somut olay bakımından koşulları oluştuğundan davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, tazminat talebinin reddinde isabet görülmemiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen sebeplerle hüküm fıkrasının birinci bendinin 2. Paragrafında yazılı “davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine” sözcük dizisinin hükümden çıkarılarak, yerine “İİK.’nun 72/4. Maddesi uyarınca takip ve dava konusu edilen 10.560,00 YTL’nin %40’ı oranındaki 4.224,00 YTL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” sözcük dizisinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.