YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4299
KARAR NO : 2010/1892
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :18/03/2009
Nosu : 2008/552-2009/411
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu dava dışı …’nin davalıya ait evi kiraladığı sırada kira borçlarının teminatı olarak boş bir bonoyu keşide edip verdiğini, bu bonoda müvekkilinin de kefil olarak imzası bulunduğunu, sonrasında kira borçları eksiksiz şekilde ödenip ev tahliye edildiği halde, davalının bedelsiz kalan bonoyu iade etmediğini ve boş kısımlarını doldurarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini belirtmek suretiyle bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca ödenmemiş kira borcunun 4950 YTL olup, bono bedeli 2770 YTL’den daha fazla olduğu gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı dava konusu borcun kısmen banka hesabına yatırmak suretiyle kısmen de elden ödediğini iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka hesabına yapılan ödemelerden bir kısmı gözetilerek hesaplamada dikkate alınmış ise de, dosyaya sunulan müşteri ekstresinde yer alan 06.04.2004 ve 23.06.2004 işlem tarihli her biri 320.000.000 TL miktarlı ödemelerin dikkate alınmadığı görülmüştür. Öte yandan davacının delilleri arasında yemin delili de bulunduğu halde yazılı delille kanıtlanamayan elden ödeme iddiası yönünden yemin teklif hakkı kendisine hatırlatılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından mahkemece yukarıda belirtilen hususlar üzerinde durulup, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak, davacıya yemin teklif hakkı da hatırlatılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.