Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4479 E. 2010/2463 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4479
KARAR NO : 2010/2463
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, aldığı krediye karşılık 12 adet senet verildiğini, bunların ilk ikisinin kooperatife ödendiğini, diğer 10 senet ödenmediği için icra takiplerine konu edildiğini, müvekkili SSK emeklisi olduğu için maaşından düzenli olarak kesintilerin yapıldığını, SS … Kredi ve Kefalet Kooperatifleri … Bölge Birliği 2005/3-4 Sayılı 29 Mart 2005 tarihli borçların yeniden yapılandırılması ile ilgili yazısının ilgili birimlere gönderildiğini, müvekkilinin de bundan yararlanmak için 29.4.2005 tarihinde başvuruda bulunduğunu, ancak banka ile kooperatif arasında yatırılan paranın hesabının yapılmadığını, net borcun belirlenmediğini, maaştan yapılan kesintilerle borcun ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, fazla ödeme varsa bunun istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her iki davalı vekili ayrı ayrı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aleyhine yapılan takiplerden 2001/2683 sayılı icra dosyasında halen 1.283.53.-YTL.borcu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, menfi tespit davası olup, nispi harca tabidir. Bu durumda mahkemece davacıya borçlu olmadığının tespitini istediği miktar açıklattırılarak o miktar üzerinden hesaplanacak karar ve ilam harcının 1/4’ü oranındaki nispi peşin harcın yatırılması ve bu şekilde harç noksanlığı tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan davacı dosyaya bir örneği sunulan 29.3.2005 tarihli yazıda sözü edilen borçların yeniden yapılandırılması konulu genelgeye dayanarak başvuruda bulunduğunu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda yeniden yapılandırma başvurusu hakkında bir araştırma ve inceleme yapıldığına dair herhangi bir görüş ve açıklamaya yer verilmediğini belirterek eksik incelemeye dayalı hükmün bozulmasını talep etmiştir. Bu durumda mahkemece davacının yukarıda sözü edilen genelge çerçevesinde yeniden yapılandırma şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünden araştırma ve inceleme yapılarak bu konudaki itirazlarını karşılayacak biçimde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.