Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5298 E. 2010/2594 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5298
KARAR NO : 2010/2594
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya sipariş ettiği konfeksiyon mallarına karşılık her biri 15.000.00.-YTL.bedelli iki adet çek verdiğini, malların teslim edilmediğini, bedelsiz kalan çeklerin iade edilmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, iddianın asılsız olduğunu, davacı şirketin müvekkiline dava konusu olan miktardan çok daha fazla borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 19.06.2007 tarihli dilekçesinde, davalı şirketin müvekkiline 22.000.-YTL.tutarında mal teslim ettiğini, dava konusu çeklerin 8.000.-YTL.lik kısmının bedelsiz kaldığını belirterek 8.000.00.-YTL.için borçlu olmadıklarının tespitine hükmolunmasını talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, bilirkişi asıl ve ek rapora göre dava konusu çeklerin 8.000.00.-YTL.lik kısmının bedelsiz kaldığı, davalının 42.566.16.-YTL.malın teslim edildiği şeklindeki iddiasını kanıtlayamadığı, davanın yargılama sırasında istirdat davasına dönüştürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin dava konusu her biri 15.000.00.-YTL.bedelli iki adet çekin 8.000.00.-YTL.tutarındaki kısmı için davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek bedeli ödendiğinden 8.000.00.-YTL.nin fer’ileriyle birlikte davalı şirketten istirdadına, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. Davacı, dava konusu çeklerin sipariş edilen mal bedeline karşılık avans olarak verildiğini, mal teslim edilmediğinden karşılıksız kaldığını iddia etmiş, yargılama sırasında ise bir kısım malın teslim edilmediğini, teslim edilmeyen kısım yönünden borçlu olmadıklarını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece davacıya iddiasını ispat olanağı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.