YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5330
KARAR NO : 2010/204
KARAR TARİHİ : 19.01.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
HUMK.nun 388/3. maddesi hükmü gereğince mahkeme kararlarında “iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” gösterilmelidir. Ayrıca kararın kendi içinde çelişmemesi gerektiği de bunun doğal sonucudur.
Dosya kapsamından davalılardan … vekilinin 16.10.2007 havale tarihli dilekçesi ile davaya cevaplarını ve delillerini bildirdiği, 19.12.2007 tarihli dilekçesi ile mazeret ileri sürüp davaya ilişkin beyanda bulunduğu, 16.6.2008 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz ettiği, diğer davalı …’nun 19.12.2007 tarihli duruşmada davaya ilişkin beyanda bulunduğu anlaşıldığı halde, mahkeme kararında; “davalılar, dava dilekçesine cevap vermemişlerdir.” (Karar sayfa 1,2 paragraf ), “… ardından davacı banka tarafından açılan itirazın iptali davasına, davalılardan … vekili 16.10.2007 tarihli dilekçe vermiş ve icra dosyasına yaptığı itiraz içeriğini tekrar ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini istemiştir” (karar sayfa 2, 2.paragraf, 2.cümle), “alınan bilirkişi raporuna, davalılar vekili, …… talep ettiklerini beyan etmiştir” (karar sayfa 3,2 cümle), “Diğer yandan, icra takibini dilekçeleri ile itiraz ederek durduran davalılar, mahkememizdeki davaya cevap dilekçesi vermemiş ve lehlerine delil ileri sürme olanağını kullanmamışlardır” (karar sayfa 3,2 paragraf, 3.cümle) denilmiştir.
Açıklanan bu durum, anılan yasa maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.