YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5538
KARAR NO : 2010/3038
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili hakkında senede dayalı olarak icra takibine geçtiğini, oysaki senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını,bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takip konusu senedin müvekkiline ciro yolu ile geçtiğini ve bedelin ödenmemesi üzerine de takibe konulduğunu, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, takip dayanağı senette keşideci davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davacının senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senet 20.04.2007 keşide tarihlidir. Mahkemece alınan 04.01.2009 tarihli uzman bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda karşılaştırmaya esas alınan ilgili belgelerin tamamının keşide tarihinden sonraki tarihleri taşıdığı gözlemlenmiştir. Bu durumda mahkemece, senet tanzim tarihinden önceki tarihleri taşıyan ve karşılaştırmaya esas alınacak nitelikte olan belgelerin ilgili yerlerden celbi ile senetteki imzanın davacı keşideciye aidiyeti hususunda yeniden rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.03. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.