Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6086 E. 2010/3766 K. 01.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6086
KARAR NO : 2010/3766
KARAR TARİHİ : 01.04.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili banka tarafından 21.10.2004 tarihinde yapılan sözleşme ile davalıya verilen kredi kartının kullanımından doğan borcun davalı tarafından ödenmediğini, başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu kredi kartı üyelik sözleşmesindeki imzanın müvekkili tarafından atılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bu borçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kredi kartı üyelik sözleşmesinin bankanın güvenlik görevlisi ve davalının damadı olan, hakkında davacı bankaca disiplin soruşturması yapılan … tarafından atıldığı ve kredi kartının yine onun tarafından kullanıldığı, davacı bankanın bu durumu bilerek takip başlatmakla kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın reddine ve davalının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili dosya içerisinde bulunan 21.10.2004 tarihli bankacılık sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia etmektedir. Mahkemece imza inkarı konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılmadan dosya içerisinde bulunan ve davacı bankanın Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan soruşturma raporunu yeterli görerek sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığına karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı bankanın Bankalar Kanununun geçici 2.maddesinde sayılan kamu bankalarından sayılmasına ve aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilememesi gerekirken davalı banka lehine tazminata hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.