Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6272 E. 2010/4031 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6272
KARAR NO : 2010/4031
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan ticari ilişki nedeniyle 21.999.71 YTL alacağının bulunduğunu, davalı şirketin borcunu ödememek için 29.12.2006 tarihli 22.125.00 YTL değerinde iade faturası düzenlediğini, bu faturaya süresinde itiraz edildiğini ileri sürerek cari hesap borç bakiyesi olan 21.999.71 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 22.03.2006 tarihli sözleşme doğrultusunda davacı Mopaş A.Ş’nin kendisine ait mağazalarda müvekkili tarafından üretilen zeytinin satıldığı için gerekli koşulları sağlayacağı müvekkilinin de davacı şirkete katılım payı ödeyeceğini, bu doğrultuda müvekkilinin hiçbir mal veya hizmetin karşılığı olmayan katılım bedellerinin davacıya ödendiğini ancak sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle daha önce ödenmiş bulunan katılım bedellerinin karşılıksız kaldığını ve iadesi gerektiğini bu nedenle 29.01.2006 tarihli 22.125.00 YTL’lik iade faturasının düzenlendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre taraflar arasındaki sözleşmenin 14.03.2006 ile 01.03.2007 tarihleri arasında geçerli olmasına rağmen davacı alıcının davalı satıcıdan 25.07.2006 tarihinden sonra mal almadığı gibi elindeki davalıya ait tüm malları da 01.11.2006 tarihli 21.623.92 YTL tutarında ve 01.11.2006 tarihli 376.61 YTL tutarındaki iki iade faturası ile davalı satıcıya iade ederek ticari ilişki ve sözleşmesi sona erdirdiği, bunun üzerine davalının 12.02.2007 tarihli ihtarname ile daha önce ödenmiş bulunan iade faturasına konu olan 22.125 YTL tutarındaki katılım bedellerinin iadesini ihtar ettiği, davacı sözleşmeyi süresinden önce zımnen fesh ettiği için davalı yanın daha önce ödenmiş olduğu 22.125.00 YTL tutarlı katılım bedeli tutarını davacı yandan talep edebileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen bir yıl süreli sözleşmenin 4 ay yürürlükte kaldıktan sonra davacı şirket tarafından mal alımına son verilmek suretiyle feshedildiği, fesih tarihinden sonraki döneme tekabül eden katılım bedellerinin davalıya iade edildiği daha sonra da davacının elindeki malları davalıya geri göndermiş olduğu ve iade edilen bu malların bedelini talep ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının iade ettiği malları davalının almadığı yönünde bir soruşturma da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme gereğince davalı tarafından davacıya sözleşme kurulduğunda ödenen katılım bedellerinden sözleşmenin yürürlükte kaldığı ihtilafsız döneme ilişkin olanlarının da sözleşmenin feshinden sonra davacı tarafından davalıya iadesi gerekip gerekmediği ve davalının savunmasında belirtildiği üzere iade edilmeyen bu katılım bedellerinin davacının alacağından mahsup edilip edilemeyeceği konusunda toplanmaktadır.
Davacı 4 ay süre ile sözleşmeyi uygulamış ve sözleşmeden doğan edimlerini süresi içinde yerine getirmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığına göre ihtilafsız döneme ilişkin olarak katılım bedellerine hak kazanmış olduğundan bunların davalıya geri verilmesi gerektiği yolundaki yerel mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Bu durumda mahkemece belirtilen bu yönler gözetilerek davacının talep edebileceği alacağın belirlenebilmesi için hükme esas alınan rapora yönelik itirazları da karşılayacak biçimde ek rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesine bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.