YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6321
KARAR NO : 2010/4509
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında icra takibi yaptığı ve takibin usulsüz tebligat sonucu kesinleştiğini ve borcun davalıya ödenmek zorunda kalındığını, oysaki borcun kaynağı olarak gösterilen aboneliğin dava dışı Adil Özoğlu’na ait olduğunu, müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya ödemek zorunda kaldığı miktarın faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin (101843) nolu aboneye ait borcun tahsili için takibe geçtiğini abonenin dava dışı Adil Özoğlu olmasına rağmen elektrik tüketimini yapanların davacı ve dava dışı Nusret Kaplan olduğunu, bu nedenle davacı aleyhine takibe geçildiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının dava konusu (101843) nolu aboneliği kullandığı daha sonra kaçak tüketim işlemi nedeni ile yeni abonelik aldığı, davacının kaçak elektrik kullanımı nedeni ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu iş yerinde davacının abone olmayıp, aboneliğin dava dışı Adil Özoğlu’na ait bulunduğu, kaçak elektrik kullanıcısının ise dava dışı …olduğu, davalı idarenin 14.7.2006 tarihli kurum içi yazışmasından anlaşılmaktadır. 4.10.2004 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında da kullanıcının …olduğu belirtilmiş ve aynı tarihli mühürleme tutanağı da adı geçen dava dışı kullanıcı tarafından imzalanmıştır. Diğer bir ifade ile davacının kaçak elektrik tespit tutanağında ismi ve imzası yoktur. Mahkemece alınan 2.9.2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda da, gerçek elektrik kullanıcısının, tereddüt oluşturmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, açıklanan hususlar gözetilip, davacının kaçak elektrik kullanıcısı olup olmadığı hususunda araştırma yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.