Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6337 E. 2010/4512 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6337
KARAR NO : 2010/4512
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin işitme engelli olup, yine kendileri gibi işitme engelli davalı … ile aralarındaki güven ilişkisine dayalı olarak, sık sık borç alıp-verme ilişkisi olduğunu ve müvekkilleri tarafından davalıdan Temmuz 2000 tarihinde 4.000 USD borç para alındığı ve bu borcun 1.000 USD’lik kısmının ödendiğini, bakiye borç miktarı olan 3.000 USD karşılığının müvekkilinin davalı …’e boş bir bono keşide edip verildiğini, ancak senedin anlaşmaya aykırı olarak 8.000 USD olarak doldurulup, … isimli kişiye ciro edilip bu kişi tarafından da takibe konulduğunu, müvekkillerinin savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkillerinin icra dosyasına ödeme yaptığını belirterek müvekkillerinin, fazla istenilen 5.000 USD nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkillerinin davacılara 5.000 USD borç para verdiğini, bu borcun uzun zaman ödenmemesi üzerine müvekkillerinin uğradığı zarara karşılık tarafların bir araya gelip, dava konusu 8.000 USD bedelli senedin düzenlendiği, senedin tarafların gözuönünde dava dışı Mukadderat Özen isimli kişinin tanzim ettiğini, ancak senette hamil olarak görünen …’ın müvekkilinin işitme engelli olmasından faydalanıp, senedi tahsil için müvekkilinden ciro yolu ile aldığı ancak, senedi kendisinin gibi tahsile koyduğunu, bu kişi hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekilince, … aleyhine … 11.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan istirdat davasına ilişkin dosyanın bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, bu davada da … vekili iddialarını tekrar etmiş, davalı … vekili ise, dava konusu senedin müvekkilinin bu alacağına karşılık davacı … tarafından ciro edilerek müvekkiline verildiğini, senedin tahsil cirosu ile verildiği iddialarının doğru olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının HUMK.nun 288.maddesi uyarınca yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacılar … ile … vekilinin yazılı delil ibraz edemediği gibi yemin deliline de başvurmayacaklarını mahkemeye bildirdiği , bu nedenle asıl dava olan menfi tespit davasının yerinde olmadığı, birleştirilmesine karar verilen istirdat davasında ise, davalı …’ın emniyetçe alınan 15.10.2001 tarihli ifadesinde senedi bir otomobil satımı nedeniyle birleşen davanın davacısı …’den aldığını ifade ederek senedi talil ettiği ve ispat külfetinin bu durumda yer değiştirerek davalı …’a geçtiği, davalının araç satımı hususundaki savunmasını ispat edemediği için birleştirilen istirdat davasının haklı olduğu gerekçesiyle asıl dava olan menfi tespit davasının reddine, birleştirilmesine karar verilen istirdat davasının ise kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacıları olan Ali Özgür Ulusoy ile … vekili ve birleştirmesine karar verilen davanın davalısı olan … vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıklar anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddia edilen senet nedeniyle menfi tespit, birleştirilmesine karar verilen davada ise aynı senedin takibe konularak tahsil edilen bedelin istirdadı taleplerinden kaynaklanmaktadır.
1-Asıl dava olan menfi tespit davasına ilişkin uyuşmazlık yönünden ;
Bu davada davacılar … ve … vekili dava konusu senedin davalı lehtar … tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiştir. Bu durumda davacılar bu iddialarını ispatla yükümlüdürler.Ancak davalı … Keçiören Merkez Karakoluna 10.10.2001 tarihinde verdiği ifadede özetle, davacıların kendisinden 5.000 USD borç para alıp, bunun 1.000 USD’sini ödediklerini bakiye 4.000 USD için ilk başta davacılar tarafından verilen boş senedi, uğradığı zarar ve masraflar da gözönüne alarak 8.000 USD olarak yazdırdığını ifade etmiştir.Bu durumda somut olay itibari ile davalı …’in alacaklı olduğu 4.000 USD dışında uğradığı zararı ispatla yükümlüdür. Hal böyle olunca mahkemece davalı …’e zararını ispat olanağı sağlanıp buna ilişkin delilleri toplandıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde menfi tespit davasının reddi doğru olmadığı için, davacılar … ve … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden menfi tespit davasına ilişkin hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen ve … 11.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan istirdat davası yönünden ise bu davanın davacısı … vekili, dava konusu senedin tahsil cirosu ile bu davanın davalısı …’a verildiğini ancak bu kişinin senedin bedelini tahsil ettiği halde müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürmüştür. TTK.nun 600/1.maddesi “ciro” bedeli tahsil içindir, “ kabz içindir”, “vekaleten” ibaresini veya sadece tevkili ifade eden diğer herhangi bir kaydı ihtiva ederse hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu şeklinde tekrar ciro edebilir” hükmüne haizdir. Dava konusu bonoda cironun tahsil cirosu olduğuna ilişkin bir açıklama veya kayıt yoktur. Bu durumda mahkemece açıklanan husus gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile istirdat davasının kabulü doğru görülmemiş olup, davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile istirdat davasının da bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava olan menfi tespit davasının davacıları … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleştirilmesine karar verilen istirdat davasının davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalısı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.