Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6438 E. 2010/5298 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6438
KARAR NO : 2010/5298
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne birleştirilen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı Ka Turizm Tic.Ltd.arasında 07.04.2003 tarihli Direk Satış Sözleşmesi imzalandığını,sözleşme uyarınca davalının işyerinde sadece müvekkili şirkete ait ürünlerinin satılması gerektiğini, sözleşmenin ihlali halinde cezai şart ödenmesi gerektiğini, ancak davalının taahhütlerini yerine getirmeyip, işyerini kapattığını ve tasfiye haline girdiğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkili tarafından fesih edildiğini, müvekkilinin cezai şart ve davalıya bedelsiz olarak verilen ürün tutarının tahsili için dava açma zarureti doğduğunu belirterek 50.000 USD cezai şart ve 40.634.80 YTL bedelsiz ürün tutarının reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Ali Sami Yen Stadının yanında yer alan Mecidiyeköy Çadır Kafe’nin işletme hakkını … Paz.AŞ.’den 31.03.2003 tarihli sözleşme ile devralıp, daha sonra da davacı ile 07.04.2003 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, ancak … Futbol Kulübünün 2004-2005 futbol sezonu maçlarını Olimpiyat Stadında oynama kararı alması nedeni ile Çadır Kafe’nin önemini yitirdiğini ve müvekkili şirketin davacının izni dahilinde, Kafe’nin işletme hakkını 25.08.2004 tarihinde … Paz.AŞ.’ye iade ettiğini, müvekkilinin mücbir sebep nedeni ile işletmeyi iade ettiğini ve Çadır Kafe’nin işletmesinin bir başka firmaya devredildiğini, davacının da bu firma ile yeni bir anlaşma imzaladığını, bu nedenle herhangi bir zarara uğramadığını, davanın (1) yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı tarafından, … Paz.Tic.AŞ. aleyhine İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı taleplerle açılan ve 24.06.2008 tarihinde bu dava ile birleştirilmesine karar verilen davada davacı aynı iddia ve taleplerini öne sürmüş, davalı … Paz.AŞ.vekili, müvekkilinin Çadır Kafe’nin işletmesini Ka Turizm İnş.Ltd.Şti.’ne devrettiğini, ancak bu şirketin edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin fesh edilip, taraflar arasında borcun tasfiyesi yoluna gidildiğini, işletmenin müvekkili tarafından devralınmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin davaya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ile davalı tasfiye halinde Ka Turizm İnş.Ltd.arasında 07.04.2003 tarihli Direk Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya bedelsiz ürün teslimi yapıldığı, ancak davalının işyerini kapatması sonucu, sözleşmenin davacı tarafından fesh edildiği, davalının sözleşmenin 8.maddesine aykırı davrandığı için davacının fesih hakkına sahip olduğu, ancak bu maddede öngörülen cezai şartın davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacağı için BK’nun 161.maddesi uyarınca tenkisinin gerekli olduğu, davacının davalıdan katkı payı ve bedelsiz ürün bedeli nedeni ile alacaklı olduğu, birleştirilmesine karar verilen davada ise davacı ile davalı … Paz.AŞ.arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı ve işletmenin … Paz.AŞ.’ye devrinin de söz konusu olmadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilmesine karar verilen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı Coca-Cola Satış Dağ.AŞ. vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davacı yararına cezai şarta hükmedilirken BK’nun 161.maddesi uyarınca tenkise gidilip, sözleşmede 50.000 USD olarak belirlenen cezai şarttan indirim yapılarak 5.000 USD üzerinden karar verilmiştir.
Bilindiği gibi, TTK’nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz borçlu fahiş olduğu iddiası ile BK’nun 161/son maddesine dayalı olarak cezai şartın tenkisini talep edemez. Ancak BK’nun 19-20 ve BK’nun 161/2.maddeleri gereğince cezai şart tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise bu husus genel adap ve ahlaka aykırı sayılacağından, mahkemece cezai şartın tamamen veya kısmen iptaline karar verilmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece, tarafların iktisadi durumu, davalı borçlunun ödeme gücü ve kabiliyeti, sözleşmenin feshindeki kusur durumu göz önüne alınarak, bu yönde davalı defter ve kayıtları incelenip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde cezai şart hususunda bir karar verilmesi gerekirken, sadece sermaye miktarı dikkate alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.