YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7637
KARAR NO : 2010/5446
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan … ile davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi kullandığını ve borcunu ödediğini, diğer müvekkili …’in müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu müvekkili şirketin ortaklarının bir kısmının ortak olduğu dava dışı şirketlerin davalı bankaya olan borcu nedeniyle protesto belgesinin düzenlendiğini ve borcun vadesinde ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin kendi kullandığı, kredi nederiyle verdiği bonodan dolayı icra takibi yapılıp, ödenmeyen borç ile ilgisi olmayan …’in evinde haciz yapıldığını, davacıların davalıya borcu olmadığının tespitini ve tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu kambiyo senedinin kullanılan kredi ile ilgisinin olmadığını, senedin karşılıksız olduğunun lehdara karşı kesin yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, senedin protesto edildiği tarihte kullanılan kredinin ödenmeyen taksitinin olmadığını, vadesinde ödenmeyen ilk taksit’in 15 .taksit olduğu ve tutarının 4.177,17.-TL olduğunu, hesabın kat edilip kalan tüm taksitlerin muaccel hale getirilmediğini, her ne kadar kambiyo senedi illiyetten mücerret ise de, bu hükmün bankalar için geçerli olmadığını, senedin banka kayıtlarında yer almadığını, davalı bankanın senedi kredi borcu için teminat olarak aldığı iddiasının aksine delil bildirmediğini, bu nedenlerle bankanın muaccel olan 4.177,17.-TL için icra takibi yapmakta haklı olduğu muaccel olmayan 97.594.53.-TL için takip yapmakta haksız olduğunu, alacaklı olmadığı 58.480,38.-TL için takip yapmakta kötü niyetli olduğunu, bu miktar için alacaklı olmadığını, bilmesi gerektiğini belirtip, davanın kabulüne davaya konu senet için davacıların borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin kötü niyetli yapılan kısmı olan 58.480.38.-TL’nin %40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacılardan … ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı banka ile davacı şirket arasında 11.04.2005 tarihli kredi sözleşmesi imzalanmış, diğer davacı … sözleşmenin kefili olmuştur. Davalı banka 100.252.08.-TL bedelli 23.05.2006 tanzim 22.6.2006 vadeli bonoya dayanarak senet borçluları aleyhine 10.08.2006 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçmiştir. Davacılar senetten dolayı davalı bankaya borçlu bulunmadıklarının tespiti için dava açmıştır. Davacılar ile davalı banka arasında geri ödeme planına bağlı kredi ilişkisi haricinde başka ilişki bulunmadığına göre takip konusu senedin geri ödeme planına bağlanan borcun teminatı olduğunun kabulü gerekir. Davacılar geri ödeme planına uygun olarak 11.07.2006 tarihli taksidi süresinde ödemediğine göre, kredi sözleşmesinin 30/2.maddesi uyarınca bankanın kredi ilişkisinden doğan tüm alacağı muaccel hale gelmiştir. Bu durumda mahkemece davalı bankanın takip tarihi itibariyle kredi ilişkisinden doğan alacağı saptanıp, davacıların takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıkları miktar belirlenip, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu yönler gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.