Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7807 E. 2010/6343 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7807
KARAR NO : 2010/6343
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete inşaat malzemesi satarak teslim ettiğini, borcun bir kısmının ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, alacağın fatura ve cari hesap ekstresi ile sabit olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini ve % 40 tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket ile arasında akdi ilişkinin ve borç ilişkisinin olmadığını, fatura tebliği ile alacağın doğmayacağını, faturaların müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini ve % 40 tazminatı savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ticari defterlerinin süresi içinde ibraz edilmediğini, dosyaya sunulan faturalar üzerinde teslim alan olarak görülen Hüseyin’in kim olduğunun bilinmediğini, davalının tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğini, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde davalı tarafın akdi ilişkiyi inkar etmesi halinde davacı tarafın malı davalı tarafa teslim ettiğini, yazılı delil veya miktar yönünden yazılı delil başlangıcı olması halinde tanıkla ispatlanabileceğini, davada davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece esasa ilişkin inceleme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde % 40’dan aşağı olmamak üzere tazminat talep etmiştir. Mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, davanın esastan reddedilmiş olmasına rağmen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince davalı yararına nisbi vekalet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.