Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8028 E. 2010/5314 K. 03.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8028
KARAR NO : 2010/5314
KARAR TARİHİ : 03.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili şirkete aralarındaki ticari ilişki nedeniyle borçlu olduğunu, diğer davalıların da davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olduklarını, davalıların borçlarını ödememeleri üzerine yaptıkları takibin haczi kabil mal bulunamadığından sonuçsuz kaldığını, davalılar adına kayıtlı bulunan … ve …plakalı araçların esasında davalı şirkete ait olduğunu bildirerek, sözkonusu araçların davalı şirkete ait olduğunun tespitini, 15.000.-TL.alacağın davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … Hipermarket San.Tic.Ltd.Şti.vekili, davacının iddialarının soyut iddialar olduğunu, davacı şirkete verilen çeklerdeki imzaların davalı …’a ait olmadığını, imza yetkisi bulunmadığını, dava konusu araçların şirketin parası ile alındığı iddiasının doğru olmadığını, şirketin borçlarından dolayı ortağın sorumlu olmayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı tarafça delil listesinde ticari defterlere ve davalının defterlerine ve yaptığı banka ödemelerine delil olarak dayanılmış olmakla davalı hesap ekstrelerinin dosyaya ibraz edildiği ve davacı vekiline defterlerini ibraz etmek ve gerekli bilirkişi incelemesi yapılmak üzere kesin mehil verilmiş olmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin 21.02.2008 tarihli oturumunda davacı vekilinin alacak dönemine ilişkin defterlerini dosyaya ibraz etmesi için 30 günlük kesin süre verilmiş ise de; davacı vekili 19.03.2008 tarihli dilekçesinde “müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının mahkemeye getirilemeyecek kadar fazla olması sebebiyle işbu defterlerin dilekçede belirtilen adresteki işyerinde incelenmesini” talep etmiş, mahkemece 21.03.2008 tarihli yetki belgesi ile davacı vekilinin bu talebi yerinde görülerek davacının 2005 yılı ticari defter ve kayıtlarının dilekçede belirtilen adreste incelenmesine karar verilmiş ve bu konuda bilirkişi … yetkilendirilmiştir. Mahkemece defterlerin bulunduğu adrese gidilmemiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 24.09.2008 tarihli ön raporda; “defterlerin ibrazının sağlanması için Avukat … Nitelik aranmış ve irtibat kurulmuş ise de, ticari defterler ibraz edilmediğinden ibrazının beklenildiği, fakat beklenilmesinin de bir sonuç getirmeyeceği dikkate alınarak dosyanın işlem yapılmadan iade olunduğu belirtilmiştir. Bilirkişinin bu ön raporu üzerine mahkemece davacının ticari defter ve kayıtlarının davacı vekilinin adresini bildirdiği işyerinde incelenmesi ile ilgili yetkilendirme kararından dönülmeden daha önce bu konuda kesin süre verildiği ve buna rağmen defterlerin sunulmadığı gerekçesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyaya davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla bilirkişi ücreti de yatırıldığına göre, mahkemece yapılacak iş, keşif masrafı da yatırtılarak refakate alınacak uzman bilirkişi vasıtasıyla mahkemece belirtilen adrese gidilip davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılması, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.