YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9392
KARAR NO : 2010/5604
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı borçlu …San.A.Ş.arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde diğer davalıların kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar hakkında İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2001/19800 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … M A.Ş., …Yapı A.Ş., …, … Lastik A.Ş., …Turizm A.Ş.ve… İnşaat A.Ş.vekili cevabında, kredilerin usulüne uygun kat edilmediğini, ihtarlarda kredi faiz oranlarının ve kredi hareketlerinin belli olmadığını, davacının ne miktar alacaklı olduğunu bilmediğini, faize faiz talep edildiğini, davacının hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile hem de ilamsız takibe geçtiğini, bu hususun İİK.nun 45.madde hükmüne aykırı olduğunu, % 40 tazminat talebinin de yerinde olmadığını öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini savunmuş, davalılar …A.Ş., Tekmar Mermer Madencilik A.Ş., … ve Azile Berberoğlu vekili ise takibe dayanak yapılan (22) adet kredi sözleşmesinden (19) adedinin Türk Lirası cinsinden imzalanmasına rağmen bu kredilerin de Amerikan Doları üzerinden takibe konulduğunu, bu durumun hukuka uygun olmadığını, kredilerden bazılarının ödenip kapatıldığını, bazılarının da teminat mektupları ile ilgili olup, bu teminat mektuplarının davacı bankaya iade edildiğini, (7) kredi sözleşmelerindeki …A.Ş.ve … imzalarının sahte olduğunu, bu nedenle anılan sözleşmeler nedeni ile adı geçen borçluların sorumluluklarının bulunmadığını ifade ederek davanın reddini istemiş, davalı … M Gayrimenkul Yatırım A.Ş.vekili de davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı bankaca (22) adet kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı borçlu ve kefiller hakkında takibe geçildiği, sözleşmelerdeki imzalarına itiraz eden davalılar için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan alınan bilirkişi raporuna göre imzaların bu davalılara ait olduğunun anlaşıldığı, davacı bankanın alacağının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçip, bakiye alacak için de dava konusu ilamsız takibe geçmesinde kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, davanın davalı M…. yönünden atiye terk edilip, davalı 3 M Gayrimenkul A.Ş.nin ise icra dosyasındaki itirazını geri aldığı, bu nedenle bu davalılar yönünden esas hakkında bir hüküm kurulmasına gerek olmadığı, diğer davalıların ise kefaletleri nedeni ile davacı bankaya karşı sorumlu oldukları gerekçesi ile davalılar M…. ve 3 M Gayrimenkul A.Ş.yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulü ile % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan 25.12.2006 tarihli (15.01.2007 havale tarihli) dilekçede davalılar …Taahhüt A.Ş., …Yapı A.Ş., Balkanerler A.Ş., … Lastik A.Ş.ve… İnşaat A.Ş.vekili müvekkilleri adına davayı kabul ettiğini beyan etmiş ve buna ilişkin yetki belgesi ile vekaletnameleri de dilekçe ekinde sunmuştur. Bu durumda mahkemece anılan davalılar yönünden, vekillerinin kabulü doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 06.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.