Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9737 E. 2010/7207 K. 09.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9737
KARAR NO : 2010/7207
KARAR TARİHİ : 09.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :06/07/2009
Nosu : 290/433

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiş ve sonradan duruşma istenmiş ise de süresinde olmayan bu istemin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar … İnş.San.ve Tic.AŞ. ve … Tur.İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.vekili müvekkilleri ile davalı arasında yapılan 27.03.2001 tarihli protokol kapsamında davalıya verilen 95.731.000.000.000 TL bedelli çek, 72.627.000.000 TL bedelli çeklerle yine ticari ilişki gereği verilen 100.000.000.000 TL bedelli çek ve teminat olarak verilen 180.000.000.000 TL’lik bonodan kaynaklanan borcun davalıya havaalanı inşaatından elde edilen hak edişlerle ödendiği, yine alınacak akaryakıtlara karşılık davalıya protokol dışı olarak toplam 728.495.000.000 TL ödeme yapıldığı halde davalının toplam 426.000.000.000 TL tutarında mazot teslim ettiğini, müvekkillerinin davalıdan teslim edilmeyen akaryakıt bedeli olarak 302.495.000.000 TL alacaklarının kaldığını ileri sürerek, çeklerden ve bonolardan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, 302.495.000.000 TL’nin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında davacılar dosyadaki alacaklarını 17.11.2003 tarihli temlik sözleşmesiyle …’ya temlik etmişlerdir.
Davalı vekili, davacıların müvekkiline olan borçlarını ödemediklerini, müvekkillerinin alacağına karşılık aldığı çeklere dayalı olarak icra takipleri yaptığını, davacıların müvekkilinden alacakları mala karşılık avans olarak ödeme yapmalarının söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı temlik alacaklısı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir. Dairemizin 2004/8800 esas, 2005/5500 karar sayılı ve 13.05.2004 tarihli ilamı ile konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan protokol hükümleri de gözetilerek bir rapor alınıp HUMK’nun 388/ son maddesi hükmüne uygun şekilde karar verilmesi için mahkeme hükmü bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen 18.06.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki protokol gereğince davacıların davalıya yaptığı ödemelerin toplamının 1.431.873.88 YTL borçlarının ise 1.212.092.45 YTL olduğu, ödemelerden borcun mahsubu sonucu davacıların davalıdan 219.781.42 YTL alacaklı olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, temlik edenlerin … 2.İcra Müdürlüğünün 2001/15347 sayılı takip dosyasının dayanağı 95.731 YTL ve 72.627 YTL bedelli çekler ile … 2.İcra Müdürlüğünün 2002/3252 sayılı takip dosyasının dayanağı 100.000 YTL bedelli çek ile, 180.000 YTL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, 219.781.42 YTL alacağın avans faizi ile davalıdan alınıp davacı temlik alan …’ya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dairemizin bozma kararından sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 16.02.2006 tarihli raporda davalının davacıdan 74.950.145.427 TL alacaklı bulunduğu ve davacının alacak iddiasının kanıtlanmadığı belirtilmiştir. Bundan sonra ikinci bir bilirkişi heyetinden alınan 18.06.2007 tarihli kök ve 02.06.2009 havale tarihli ek raporda ise davacının davalıdan 219.781.426.641 TL alacaklı olduğu belirtilmiş, mahkeme gerekçesinde ikinci rapora dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılacak iş bozmadan sonra alınan birinci ve ikinci bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir. Bu yönler düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.