Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10289 E. 2010/13938 K. 08.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10289
KARAR NO : 2010/13938
KARAR TARİHİ : 08.12.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih :02.06.2010
Nosu : 401/220
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar … ve … arasında müvekkiline ait otelin işletmesine ilişkin protokol imzalandığını, davalıların protokole uymamaları üzerine müvekkili ile davalılar arasında yeni bir protokol imzalandığını, diğer davalı …’nın otelde meydana gelecek hasar için taşınmazını ipotek olarak verdiğini, müvekkilinin davalıların ödemeyi kabullendikleri prim ve vergi borçlarını ödeme zorunda kaldığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili …’nın ipoteğin fekki için açtığı dava sonucunda taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ilişkin verilen kararın kesinleştiğini beyan ederek … yönünden davanın reddini savunmuş, diğer müvekkili yönünden ise 2.179.000,000 TL’yi kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı … hakkındaki alacak miktarı kesinleştiğinden … yönünden 3.720,69 TL üzerinden itirazın iptaline, davalı …’nın ise 25.03.1998 tarihli ek sözleşmeyi tanık sıfatıyla imzaladığı, sözleşmeden doğacak borçlar için 3.000 TL üzerinden ipotek tesis etmeyi taahhüt edip bu amaçla tapu sicil müdürlüğüne dilekçe verdiği, ipoteğin tesis edilmediği,davalı …’nın …’nın davacıdan aldığı 2.600 TL borç için kendine ait taşınmaz üzerine 2.600 TL’lik ana para ipoteği tesis ettirdiği, bu ipoteğin fekki için açılan davada ipoteğin fekkine karar verilmişse de davalının ayrıca tesis etmeyi taahhüt ettiği ipotek borcunun ortadan kalkmadığı, tapu sicil müdürlüğüne verdiği ipotek beyanı ile bağlı olup davalı …’nın hüküm altına alınan borcunun masraflar dahil 3.000 TL’lik bölümü ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı … yönünden açılan davada takibe konu alacağın faiz ve masrafları 3.000 TL’yi aşmamak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere 3.000 TL alacağın davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı … hakkında mahkemece verilen önceki karar, dairemizce verilen temyiz talebinin reddi kararı üzerine kesinleşmiştir. Kesinleşen mahkeme kararında davalı … hakkında “…itirazın kısmen iptali ile takibin 3.720.685.747 TL’ye takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile devamına, 3.720.685.747 TL üzerinden hesaplanacak % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline…” hükmolunmuştur. Bu durumda davalı … aleyhine kararda belirtilen alacak ve tazminat miktarından fazlası hüküm altına alınamaz. Mahkemece, kesinleşen karardaki tazminat miktarını aşar şekilde, 2.882.76 TL. icra inkar tazminatının davalı …’dan tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
3- Dosyada yer alan davacı … ile dava dışı … ve davalı … arasındaki 25.03.1998 tarihli “ek iş akdi” başlıklı sözleşmede davalı …’nın şahit olarak imzası bulunmakta olup borçlu olarak herhangi bir sorumluluğu yoktur. Adi yazılı sözleşme içeriğinde …’nın sahibi olduğu taşınmazı üzerinde, otel müştemilatından çıkan noksanlar, resmi borçlardan ödenmeyenler, otelde meydana gelen sair noksanlıklar ve hasarlar için, 3.000 TL. üzerinden teminat ipoteği tesis edileceği belirtilmiştir. Ancak ipotek vaadi BK.nun 22/2 maddesine uygun yapılmadığı için geçerli değildir. Bu nedenle davalı … hakkındaki davanın reddi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.