YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1038
KARAR NO : 2010/10979
KARAR TARİHİ : 07.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın …Şubesinden 15.9.2004 tarihinde çiftçi kredisi kullanan dava dışı…’a kefil olduğunu, bu kredinin vadesinde müvekkili tarafından ödendiğini, 3.kişi…’un davalı bankanın aynı şubesinden yeniden kredi kullandığını, bu krediye müvekkilinin kefil olmadığını, ikinci kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç ödenmeyince davalının bu sözleşmeye dayanarak icra takibine giriştiğini, müvekkilinin söz konusu sözleşmeye imza atmamasına rağmen aleyhine icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davacı ile ayın ismi taşıyan amcasının oğluna yapılması nedeniyle takibin itirazsız kesinleştiğini, müvekkilinin takibe konu borçtan sorumlu olmadığını iddia ederek borçlu bulunmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili bankanın …şubesi tarafından dava dışı… lehine 15.9.2004 tarihli 10.000.00.-TL. ve 15.9.2006 tarihli 20.000.-TL. limitli genel kredi sözleşmelerine dayanılarak kredi hesapları açılıp, kullandırıldığını, davacının 15.9.2004 tarihli sözleşmeye kefil olduğunu, kredi hesaplarının kat edilerek borcun ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin davacıya bizzat tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davacının toplam 11.441.32.-TL.alacaktan sözleşme gereği sorumlu olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davacının kefil konumunda olduğu, 15.9.2004 tarihinde genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun 10.03.2005 tarihinde tamamen kapatıldığı ve davacının sonradan düzenlenen 15.9.2006 tarihli sözleşmeyi kefil olarak imzalamadığı, ikinci sözleşmenin ilk sözleşmeden bağımsız olarak düzenlenmiş yeni bir sözleşme olduğu ve takip konusu alacağın da ikinci sözleşmeden kaynaklanan kredi alacağına ilişkin bulunduğu, davacının ilk sözleşmede B.K.nun 493 ve 494. maddeleri ile tanınmış haklardan feragat etmesinin somut olayda uygulama imkanının bulunmadığı ve davacının takip konusu edilen kredi alacağından sorumlu tutulamayacağı, davalı bankanın kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takibine konu kredi alacağından dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.