Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10457 E. 2011/5178 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10457
KARAR NO : 2011/5178
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin lehtarı olduğu çekin, şirket çalışanı davadışı … tarafından çalındığını ve müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan sahte imza ile cirolanarak davalının eline geçtiğini, davalının giriştiği, kambiyo senetlerine özgü takip neticesinde bir kısım borcun çekin keşidecisi davadışı Birlik Hazır Beton AŞ.tarafından ödendiğini, bakiye 4101 TL için müvekkiline muhtıra çıkarıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu, davacının suç duyurusu üzerine yapılan ceza yargılaması sonucu beraat kararı verildiğini belirterek haksız davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde icra takibine konu edilen çek arkasındaki ciro imzasının davacı şirket yetkilisi Ramazan Bilgiç’in elinden çıkmadığının kuvvetle muhtemel olduğunun anlaşılması, bu durumun basit bir inceleme ile dahi belli olması nedeniyle belge asılları üzerinde inceleme yapılmasına gerek görülmemiş ve davacının icra takibine konu edilen 24.09.2004 keşide tarihli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili icra takibine ve davaya konu edilen çekteki ciro imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan çek fotokopisi üzerinde inceleme yapan bilirkişi Mümtaz Tüntaş tarafından düzenlenen 21.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda, “imza incelemelerinin asıl belge (ıslak imza) üzerinden yapılmasının esas olduğu, fotokopisi üzerinden yapılan incelemelerde asli kaligrafik özelliklerin tam olarak belirlenmesinin her zaman mümkün bulunmadığı yolunda görüş bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu çek aslı ibraz ettirilerek asıl belge üzerinde imza incelemesi yaptırılmak suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.