Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10486 E. 2011/4832 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10486
KARAR NO : 2011/4832
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı, icra takibine konu edilen Tarımsal Krediler ikraz sözleşmesinden kaynaklanan alacakla kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını davalı bankadan kredi almadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahekemece yapılan yargılama, toplanan deliller, Adli Tıp Kurumu raporuna göre kredi sözleşmesindeki imza basit dersimli ve çizgilerden ibaret olduğu için davacıya ait olup olmadığı tespit edilememiş ancak davacının doğum tarihinin ve nufusa kayıtlı olduğu köyün sözleşmede yanlış yazılmış olması davalı banka şube yetkilileri hakkında sahte sözleşmelerle kredi kullandırılması nedeniyle ceza ve hukuk davalarının bulunması gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.4.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

İnşai davalarda ve eda davalarında kural olarak hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davaları ve bu arada menfi tespit davasında ise davanın açılmasında bir hukuki yararın varlığı koşulu aranır. Davacı menfi tespit davasında davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmek, bunu açıklamak ve gerekirse ispat etmek zorundadır. Hukuki yarar menfi tespit davasında bir dava şartıdır.
Borçlu maddi hukuk bakımından ödemekle yükümlü olmadığı bir alacak talebiyle karşılamışsa hukuki yararın bulunduğu kabul edilir.
Davacı borçlunun hukuki durumunun tehlikede olması, tereddüt içinde olması halinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Borçlu ödeme emrine itiraz edebileceği dönemde önünde 2 yol vardır.
-ödeme emrine itiraz etmek,
– menfi tespit davası açmak,
– veya her iki yola birlikte başvurmak,

Alacaklının takibinde hiç belgeye dayanmaması veya dayandığı belgenin 68.maddesindeki belgelerden olmaması halinde borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.
Menfi tespit davası borçlunun icra takibinden korunmasını sağlayan bir davadır. Yani maddi hukuk açısından borçlu olmayan kimsenin, icra hukukunun katı normları nedeniyle borcu ödemesinin engellenmesi amacı taşıyan bir davadır.
İcra takibine itiraz edilmekle borçlu açısından icra takibi bakımından bir tehlike kalmamış, alacaklının alacağını icra takibi sonucu elde etme olasılığı ortadan kalkmıştır.
Bu nedenle davanın hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddi gerekir.
Sayın çoğunluğun işin esasına girilerek karar verilmesini doğru bulan kararına katılamıyorum.