Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10495 E. 2011/4111 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10495
KARAR NO : 2011/4111
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı, davalılar ile birlikte diğer davalı …Ş.’ nin ortağı ve yöneticisi olduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlık çıkınca her üç davalıya alacakları kadar doldurulmak üzere üç adet bono ve bir adet boş bir kağıda protokol hazırlanması için şirket muhasabecisine verdiğini, ancak daha sonra bunların icra takibine konulduğunu beliterek, sözkonusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının iddiaları doğru olsa dahi birbirleriyle çelişkili ve kötüniyetli ifadeleri içerdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan protokol ve teslim tutanağı başlıklı belgelerin asıllarının dosyaya ibraz edilemediği davalı tarafın bu belgelerdeki imzaları kabul etmeyip, bonoların nakit karşılığında alındığını savunduğu, sözkonusu bonoların “ nakden “ kaydını içerdeği senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz bulunduğuna ilişkin iddianın davacı tarafından ispat edilemediği gibi hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etme hakkınıda kullanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.