Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10516 E. 2011/5861 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10516
KARAR NO : 2011/5861
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının sipariş ettiği malların davalıya teslim edildiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, takibe konu fatura incelendiğinde satışın normal ve gerçek değerlerden faturalandırıldığını, daha sonra aradaki anlaşma çerçevesinde düzeltmeler yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL’ nin en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının mutabık kalınan sipariş formunda cins ve miktarları yazılı mallar yerine fiyatı yarı yarıya daha ucuz olan ve kullanmadıkları nitelik ve kalitede mal gönderdiğini, davacıya bu malları iade almalarını istediklerini, ancak davacının malları iade almaya yanaşmadığını, bunun üzerine sipariş formunda talep edilen cins ve miktardaki mallara göre tanzim olunan 29.8.2008 tarihli 41.948.59 TL bedelli faturanın gerek müşteri çekleri ve gerekse banka havalesi suretiyle ödendiğini, davacının bu kez faturayı değiştirdiğini, bunun üzerine fazla ödeme yapmış olmaları, nedeniyle aradaki farkın ödenmesini istediklerini, bu konuda çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, 17.662.57 TL’ lik mal için 42.900 TL ödeme yaptıklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalının savunmasında daha ucuz nitelikteki malların müvekkiline sevk edilmekle birlikte ödeme yaptıklarını belirtmekle ispat külfetini üzerine aldığı, davanın niteliğine göre ödeme savunmasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davalı ticari defterlerinin kapanış kaydı bulunmadığından davalı lehine delil olamayacağı, davalının, davacının ticari kayıtlarına da dayanmadığını bildirdiği, yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ödeme savunmasında bulunarak çeklerle ve banka havalesiyle davaya konu borcu fazlasıyla ödediklerini ileri sürmüş ve dosyaya çeklerle banka havalesini sunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporları ise ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Zira sadece defter kayıtları üzerinde durulmuş olup, fatura tarihinden sonraki tarihleri içeren çekler ve banka ödeme makbuzu üzerinde irdeleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davacının ödeme savunmasında belirtildiği çekler ile banka dekontu üzerinde de durularak gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden ayrıntılı incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 2.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.