Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10546 E. 2011/5530 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10546
KARAR NO : 2011/5530
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …’nin, müvekkili şirkete, dava dışı…Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti.nin borçlarına karşılık 25.000.-TL.bedelli kesin teminat mektubu verdiğini, dava dışı …’nin talebi üzerine … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/141 D.İş dosyasıyla teminat mektubuna tedbir konulduğunu, yine adı geçen tarafından … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tespit davasında tedbir kararı verildiğini, müvekkilince bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrilemediğini, menfi tespit davasının reddine karar verildiğini ve bu kararda tedbirin devam ettiğine dair herhangi bir karar verilmediğini, davalı bankaya 11.12.2009’da menfi tespit davasının reddedildiği ve tedbirin devamına dair karar verilmediği belirtilerek teminat mektubunun ödenmesi için başvurduklarında davalının, durumu mahkemesine sorduklarını ve tedbirin devam ettiğinin bildirildiği gerekçesiyle ödeme talebini reddettiğini, oysa mahkemenin gerekçeli kararında tedbir konusunda bir karar verilmediğini, bu nedenle tedbirin kalkmış olduğunu, bu itibarla ilgili mahkemenin gerekçeli karardan sonra tedbirin devam ettiği yönündeki kararının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yargı kararlarına uymak zorunda olduğunu, yargı kararına rağmen mektubun tazmin edilmesi halinde, mektup bedelini rücuen tahsil etmek istediklerinde mektup lehtarının itirazıyla karşılaşabileceklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere göre dava dışı … tarafından açılan davada esas hakkında karar verilirken dava konusu teminat mektubunun ödenmemesi hususunda mahkemece tedbirin devam edeceği yönünde bir karar verilmediği bu itibarla tedbir kararının HUMK.nun 112.maddesi uyarınca kendiliğinden kalktığı, ilgili mahkemenin tedbirin yasa gereği kendiliğinden kalkmasından sonra tedbirin devam ettiğine dair yazısının hükümsüz olduğu, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının 25.000.-TL.asıl alacağa ve 120.83.-TL.işlemiş faiz itirazının iptaline, asıl alacağa takipten itibaren avans faizi işletilmesine ve davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 13.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 138.maddesi uyarınca davalı … aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde tazminatla sorumlu tutulması isabetsizdir.
3-Davacının temyizi vekalet ücretine ilişkin olup, dava kısmen kabul edildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı banka yararına, (3) nolu bentte gösterilen gerekçelerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.