YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10551
KARAR NO : 2011/4113
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, bayilik sözleşmesine göre davalının asgari ürün satma taahhüdünü yerine getirmediğini, bu nedenle 23.7.1998 -23.7.2005 tarihleri arasında eksik satılan beyaz ürünlere ilişkin cezai şart alacağı olan 300.930 USD ile 163.282 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, asgari ürün alımına ilişkin taahhütnamenin müvekkili şirket temsilcisi veya onun verdiği yetkiyle vekili tarafından imzalanmadığını taahhütnamede tahrifat olduğunu, davacının 8 yıl boyunca asgari alım taahhüdüne uyulmamasına itiraz etmediğini ve talepte bulunmadığını, satış miktarlarına muvafakat ettiğini, sözleşmenin bitmesine çok az süre kala bu davanın yeni sözleşme yapmaya müvekkilini mecbur etmek amacıyla açıldığını, sözleşmenin Rekabet Kurulu Kararlarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davalının eksik aldığı ürün nedeniyle cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek 300.930 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile 163.282 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin cevap dilekçesinin 4. bendinde ve 14.4.2009 tarihli dilekçesinde dava konusu taahhütnamedeki imzaya itiraz ederek imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
Bu durumda Mahkemece, “re’sen taahhütname”deki imzanın bayilik sözleşmesini imzalayan vekile ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi TTK’nun 24.maddesi uyarınca cezai şarttan kural olarak indirim yapılması talep edilemez ise de tacirin ekonomik olarak mahvına neden olacak miktardaki cezai şartın indirilmesinin mümkün olduğunun dikkate alınmaması ve 300 TL bilirkişi ücretinin hangi tarafça yatırıldığı açıkça belirtilmeden bu miktarın davalıya yükletilmesi kabul şekli itibarıyla doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenden dolayı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.