YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10722
KARAR NO : 2010/13698
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih :04.12.2008
Nosu : 245/417
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı şirket temsilcisi, davacı şirketin … Karaelmas Karabük Mühendislik Fakültesinin inşaat işini yüklendiğini ve davalıdan inşaat malzemeleri satın aldığını, borcuna karşılık teminat olarak iki adet tarihsiz çeki davalıya verdiğini, ayrıca iki adet otomobilin yine borca karşılık davalıya verildiğini, davalıya nakit ödeme de yapıldığını, buna rağmen davalının teminat çeklerini takibe koyduğunu ve zarara sebep olduğunu, davalının 11.625,10 YTL fazla miktar üzerinden takibe geçtiğini belirterek davacı şirketin mağduriyetinin giderilmesi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde neyi talep ettiğini açıkça ifade etmediğini, müvekkilinin davacıdan iki adet çeke dayalı olarak alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağının 53.307,50 YTL olmasına rağmen davacının toplam 22.125,00 YTL ödeme yaptığını, bakiye borcu ödemediğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı vekili 4.12.2008 tarihli duruşmada takibin 30.192,50 YTL asıl alacak üzerinden devam etmesi gerektiğini, bakiye 11.500 YTL’lik kısım için iptalini kabul ettiğini ifade etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın itirazın iptali ve alacak davası olduğu, tarafların son celse takibin miktarı üzerinden anlaştıkları, davacının manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı şirket temsilcisi tarafından verilen 10.06.2007 tarihli dava dilekçesi ile 19.10.2007 tarihli ek dilekçe içeriği incelendiğinde davanın menfi tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen kararın gerekçe ve hüküm fıkrası göz önüne alındığında, davanın İİK’nun 67.maddesi anlamında itirazın iptali davası şeklinde kabul edilerek hüküm oluşturulmuş olduğu görülmektedir. Bu durum HUMK’nun 74.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.