YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10915
KARAR NO : 2011/4038
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davadışı ….. Yemek Ltd.Şti.’nden olan alacağına karşılık olmak üzere 3.7.2008 tarihli temlikname düzenlendiğini, temlikname ile dava dışı şirketin davalıdan olan 20.580,18 TL alacağını müvekkiline temlik ettiğini, keyfiyetin 28.07.2008 tarihinde ihtarname ile davalıya bildirilmesine rağmen müvekkiline temlik olunan alacağın ödenmediğini, tahsili amacıyla girişilen icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temliknamenin müvekkiline tebliğinden sonra Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/145 esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile temlik uygulamalarının durdurulduğunu, hükümsüz kalan temliknameye istinaden davacıya ödeme yapılamayacağını, tevdi mahalli tayini talebine istinaden bedelin bankaya yatırıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, temliknameye konu alacağın davalı borçlu tarafından gerek davacıya gerekse temlik eden şirket veya kayyumuna henüz ödenmediği, temliknamenin geçerliliğini sürdürdüğü, temliknamenin iptali konusunda taraflarınca açılmış dava bulunmadığı dava konusu alacak üzerinde gerçek hak sahibinin BK’nun 162.maddesi hükmüne göre davacı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile 20.580,18 TL üzerinden takibin fer’ileri ile birlikte devamına, İİK’nun 67.maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Bursa ……Noterliği’nin 03.07.2008 gün, 28952 yevmiye nolu temliknamesinden temlik edenin dava dışı ….. Yemek San.ve Tic.Ltd.Şti., lehine temlik olunanın ise davacı şirket olduğu dava dışı temlik edenin davalı şirketten olan alacağını davacıya temlik ettiği sabittir.
Dava dışı temlik eden ….. Yemek San.ve Tic.Ltd.Şti.tarafından Bursa ……Noterliğinden davalıda dahil edilmek üzere temliknamede gösterilen borçlulara keşide edilen 16.07.2008 tarihli ihtarname ile “ Bursa …..Noterliği’nin 03.07.2008 tarih …. yevmiye numaralı temliknamesi ile …. AŞ.lehine verilen temliğin Yenişehir Asliye (Ticaret)Hukuk Mahkemesinin 2006/145 esas sayılı dosyasıyla görülen iflasın ertelenmesi davasında verilen 08.07.2008 tarihli kararıyla durdurulduğu ve 14.07.2008 tarihli ek tedbir ile şirkete kayyum atandığı ve ödemelerin …. Yemek Ltd.Şti.’ne yapılması gerektiğinin…” bildirildiği;
Yine dava dışı temlik eden … Yemek San.Ltd.Şti. kayyumunun davalı şirkete gönderdiği 24.07.2008 günlü yazı ile ödemelerin icra kararları ve temlik kararları dikkate alınmaksızın firma hesaplarına veya yetkililerine yapılması gerektiği bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklanan ihtar ve yazıya göre alacağın kime ödeneceği hususunda münazaa çıkması üzerine davalının Bursa 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/714 D.iş esas, 2008/729 karar sayılı 21.08.2008 günlü kararı ile tevdii mahalli tayin ettirdiği, dilekçe ve tevdii mahalli kararının gerek davacı …. Yağ ve Yemek San.Tic.AŞ.ve gerekse de dava dışı … Yemek San.Ltd.Şti.’ne tebliğ edildiği, davacı ve dava dışı şirketin anılan karara karşı itirazda bulunmadıkları, davalının da bu karar gereğince ilgili bankaya temlike konu alacağı yatırdığı dosya içeriğinden belli olup davalı yanca da bu hususlar savunma konusu yapılarak borçlu olunmadığı ileri sürülmüştür.
BK’nun 91.maddesinin 1.cümlesi “Alacaklı mütemerrit olduğu takdirde borçlu hasar ve masrafları alacaklıya ait olmak üzere vereceği şeyi tevdii ederek borcundan beraat edebilir…”hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca anılan temlikname borçlusu olan davalı şirketin temliknamede belirtilen borcunu kime ve nereye ödeyeceği konusunda çıkan tereddüt üzerine borcun ifası amacıyla tevdii mahalli tayini talebinde bulunduğu ve yukarıda yazılı mahkemece verilen karar gereğince tayin edilen tevdii mahalline ödeme yapmak suretiyle ve BK’nun 91.maddesi gereğince borcundan kurtulmuş olduğu gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.