Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10948 E. 2010/13664 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10948
KARAR NO : 2010/13664
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 28.05.2010
Nosu : 292-373

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalılardan …vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Davanın reddine ilişkin ilk karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 2009/2879 Esas, 2010/1473 Karar sayılı ve 15.2.2010 tarihli ilamıyla, dava dilekçesinde faiz oranı yönünden de talepte bulunulduğu bu konuda değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacının menfi tespit ve isdirdat davasının reddine, takipte uygulanan faiz talebinin kısmen kabulü ile takipten önce alacaklının talep ettiği faiz oranına itiraz edilmediğinden % 80 oranındaki faiz oranının geçerli olduğuna ancak takipten sonrası için faizin icra müdürlüğü tarafından %80’i aşmamak kaydı ile dönem dönem değişen yasal faiz oranlarına göre hesaplanmasına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … Atmalı vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği ve harcı yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İcra takibine konu kambiyo senedi niteliğinde olup, davalı icra takibinde yıllık %80 faiz talep ettiğine göre söz konusu faiz oranı da avans faiz oranının üzerinde olması dikkate alındığında takip tarihinden itibaren davalı alacaklının değişen oranlarda avans faiz oranında temerrüt faiz talep etme hakkı bulunduğu ve hesaplamanın da buna göre yapılması gözetilmeksizin yasal faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesi yerinde bulunmamaktadır.
Mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak takip tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faizi hesaplaması yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan 1 no.lu bent uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 no.lu bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.