YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11347
KARAR NO : 2011/8177
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmeler doğrultusunda işin bedeline karşılık banka havalesi ile ödeme yapılıp, bonolar verildiğini, ancak davalının taahhüt ettiği işlerin hiçbirisini tamamlamadığını buna rağmen verilen 6 adet bonoyu takibe koyduğunu iddia ederek bedelsiz kalan takibe konu bonolardan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptaline, başlangıçta ödenen 2 adet bono bedeli olan 2.000,00 TL ile havale bedelleri olan 1.700,00 TL’nin vade tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte istirdadına, davalının %40 tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, asıl edimini yerine getirmeyen davacının kusurlu şekilde müvekkili firmanın tüm ikazlarına rağmen harç vs.masrafları ödemediği gibi tüm Türkiye çapında SSK borcu yoktur belgesini temin etmeyerek müvekkili firmayı işlem yapamaz hale getirip, sözleşmenin hayata geçirilmesine tek taraflı kusuruyla engel olduğunu, müvekkili firmanın eğitim ve danışmanlık hizmetini hakkıyla yaparak dava konusu ücrete hak kazandığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davacının davalı firmaya toplam 3.700.00 TL ödeme yaptığı, davalının elinde kalan senetlerin 16.880,00 TL tutarında olduğu, sözleşme gereği davalı firmanın danışmanlık hizmetine konu destek kredisi, marka tescil belgesi ve CE belgesi olması için davacının SGK’dan borcunun bulunmadığına ilişkin bir belge alınmasına gerek bulunmadığı, bu konudaki bakanlık genelgesinde de belirtildiği üzere böyle bir satım mevcut olmadığı, dolayısıyla davalının sözleşme ile üstlendiği ve bir bütün olan edimlerini yerine getirmemesinde davacıya yüklenilebilecek herhangi bir kusurun olmadığı ve sözleşme gereği verilen senetler ile yapılan ödemelerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz kaldığı anlaşılan toplam 3.700,00 TL ödemenin yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdaden tahsili ile davacıya ödenmesine, yasal koşulları bulunmadığından %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça reeskont faizi talep etmiş bulunmasına rağmen mahkemece istirdadına karar verilen miktar için yasal faize hükmolunması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.