Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11366 E. 2011/4866 K. 13.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11366
KARAR NO : 2011/4866
KARAR TARİHİ : 13.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında yapılan adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin kaparosunun teminatı olarak verilen tarihsiz senedin iptali aşamasında, davalı tarafından temin edilen renkli fotokopisinin yırtıldığını; müvekkilinin bu durumu ayırt edemediğini ve sonrasında senedin 51.000,-TL olarak doldurulup Köyceğiz İcra Müdürlüğünün 2006/139 sayılı dosyasından takibe konulduğunu ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkilinden satış sırasında aldığı fazla parayı, komisyoncu payını da düşerek bonoya bağladığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece satış bedelinin 295.000,-TL’lik kısmının bankada bloke edildiği, taşınmaz devredilmeden bu bedelin ödenemeyeceği, davacının ilave para istemesi üzerine güvenceli durumda bulunan davalının satıştan cayabileceği ve önden 30.000,-TL verdiğini beyan ettiği; bankaya 294.000,-TL yatırmasının anlamsız olduğu, ödenen 30.000,-TL için ayrıca senet aldığı ve bunu her zaman tahsile koyabileceği, kaparo bedelinin ayrıca sözleşmede yazması nedeniyle buna dayanarak da tahsil yoluna gidebileceği; bütün bu nedenlerle takip dayanağı senedin 5.000,-TL kaparo için alındığı ve fotokopisinin yırtılmak suretiyle asıl bononun takibe konulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının iddiası senedin imhası sırasında fotokopi yoluyla çoğaltılan bir örneğinin kullanıldığı ve asıl senedin doldurularak takibe konulduğu noktasındadır. Bu durumda ispat yükü üzerinde bulunan davacı iddiasını, bir diğer ifade ile fotokopi senedin yırtıldığını ispat yükü altındadır. Davacının sırf bu yöne ilişkin iddiasının değerlendirilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşme şartlarından bahisle iddia dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 825,- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.