YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11713
KARAR NO : 2011/5612
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla takibe giriştiğini, icra mahkemesinde açılan imzaya ve borca itiraz davasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde mevcut senetlerin bilgisayar ortamında oluşturulan sahte senetler olduğunun anlaşıldığını, imzaya ve borca itirazın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile icra mahkemesinin davayı reddettiğini, sahte senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, icra mahkemesinin kesinleşen 31.1.2008 tarihli kararı ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin takibin iptaline karar verildiği, her ne kadar icra, hukuk mahkemesi kararları genel mahkemeler yönünden menfi tespit isteminin incelenmesine engel teşkil etmez ise de, bu kuralın senetlerin gerçek olması haline ilişkin olduğu, somut olayda takip dayanağı senedin gerçek olmayan senet olduğu, bononun ön ve arka yüzü ile imzalarının elektronik tarayıcılarla taranmak suretiyle oluşturulduğunun sabit olduğu, hal böyle olunca ortada geçerli ve üzerinde imza incelemesi yapılabilecek bir senet bulunmadığından burçlunun imzaya itirazının haklı olup olmadığının saptanmasına olanak bulunmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, menfi tespit davası açılmasında hukuki yararın kalmadığı, bu durumda genel hükümlere göre dava açma ve alacağın varlığı ile miktarını kanıtlayıp hüküm altına aldırmak yükümlülüğünün alacaklıya ait olduğu, alacaklı davalı … alacağın sebebini ve ispat vasıtalarını ortaya koymadan menfi tespit davasını ispatlama olanağının olmadığı, davalının gerçek olmayan senetlere dayalı olarak takip yapma imkanın kalmadığı gerekçeleri ile davacının hukuki yararı kalmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.