YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11787
KARAR NO : 2011/2577
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 29.06.2010
No : 551/363
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın harici sözleşme ile davalıya satıldığını, peşin alınan satış bedeline karşılık teminat senedi verildiğini, davalıya aracın resmi devrini alması için yapılan müracaattan sonuç alınamadığını, bu arada davalının teminat senedini icra takibine koyduğunu iddia ederek 2008/6312 esas sayılı icra takibi ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında araç bedelinin ödenmiş olmasına rağmen, araç üzerinde hacizler bulunduğundan davacının aracın devrini sağlayamadığını, bunun üzerine teminat bonosunun icra takibine konulduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, resmi şekilde yapılmayan araç alım satım sözleşmesinin geçersiz olduğu, davalının ödediği araç bedelinin teminatı olan bonoyu icra takibine koymakta haklı olduğu ancak işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında araç alım satım sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olup mahkemenin bu yöndeki kabulü doğrudur.
Ne var ki geçersiz sözleşmede herkes aldığını iade eder. Bir başka anlatımla davacı tahsil ettiği araç bedelini geri verecek, davalı alıcı da kendisine teslim edilmiş olan aracı teslim aldığı şekilde iade edecektir.
Mahkemece aracın iadesi hususunda bir karar verilmemiş olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.