Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/11877 E. 2011/6797 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11877
KARAR NO : 2011/6797
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı tarafından takibe konulan bononun, davalının babası … ile müvekkilleri arasındaki arsa alışverişi nedeniyle önceki senedin yerine düzenlendiğini, ancak önceki senedin geri alınmadığını, davacı ile müvekkilleri arasında hiçbir şekilde mal alım satımı ilişkisinin gerçekleşmediğini, davalının babasının vefatından sonra senedi ele geçirerek boş olan lehtar hanesine kendi ismini yazmak suretiyle takibe koyduğunu bildirerek müvekkillerinin bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin müvekkilinin babasına davacılar tarafından taşınmaz satışı nedeniyle verildiğini, müvekkilinin babasının yaşlı olması ve adliye işleri ile uğraşmak istememesi nedeniyle de babası tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkilinin de lehtar hanesine kendi ismini yazarak takibe koyduğunu, senedin ödenmediğini bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacılarından tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacılar ile davalı arasında herhangi bir mal alım-satım ilişkisi bulunmadığı, senette asıl hak sahibi olan kişinin davalının babası … Kaplan olduğu ve senedi de tahsil amacıyla davalıya verdiği, davacıların dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konu bononun, davacılar tarafından davalının babası …’e arsa satışı nedeniyle verildiği, … tarafından da davalıya lehtar hanesi boş olarak verilip, davalı tarafından lehtar hanesine kendi ismini yazmak suretiyle takibe konulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Senedin boş olarak imzalandığı mahkemenin de kabulündedir. TTK’nun 592.maddesinde;“ Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir poliçe aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa bu anlaşmalara riayet edilmemiş olması keyfiyeti hamile karşı ileri sürülemez. Meğer ki hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun”hükmü yer almaktadır. Anılan madde uyarınca, bu tür bono düzenlenirken veya tamamen doldurulmamış bono tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile ispat olunmadığı sürece bono geçerliliğini korur. Dava konusu senet miktarı dikkate alındığında senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının HUMK’nun 290.maddesine göre yazılı belge ile ispatı gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.