Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12046 E. 2010/14010 K. 08.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12046
KARAR NO : 2010/14010
KARAR TARİHİ : 08.12.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 6.2.2008
Nosu : 974-786

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalı ile aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle 5.5.2003 vade tarihli ve 4.300.-YTL bono düzenlendiğini, davalının bono bedelini ödememesi üzerine takibe girişildiğini, davalının itirazında sadece 150.-TL.borçlu olduğunu bildirdiğini, halbuki bono bedeli kadar alacaklı olduklarını ileri sürerek itirazın iptaline, alacağın tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun araç satışı nedeniyle verildiğini, müvekkilinin oğlunun davacıdan aldığı arabayı 15 gün kullanıp geri verdiğini, kullanım bedeli olarak 500.-TL.olan davacının bonoyu iade etmeyerek takibe koyduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalıdan araç satışı için bono alıp 500.-TL.tahsil etmesine rağmen bonoyu takibe koyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2008/11401 Esas, 2009/6523 Karar sayılı 01.07.2009 tarihli bozma ilamıyla ödeme emrinin hangi tarihte borçluya tebliğ edildiğinin anlaşılamadığı, mahkemece itirazın süresinde olup olmadığı incelemeden esasa girilmesinin doğru olmadığı, öte yandan HUMK.nun 290.maddesi uyarınca senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defiolarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemlerin ancak kesin delille ispatlanabileceği, imzası inkar edilmemiş bulunan takip ve dava konusu bononun mevcudiyetine rağmen bu ilkenin göz ardı edilerek tanık dinlenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının senetteki imzayı inkar etmediği, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak kesin bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,davalının icra takip dosyasında 4.300.-YTL.asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda mahkemece yapılan araştırma sonucu davalının icra takibine yaptığı itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı icra takibinde asıl alacak olarak davaya ve takibe konu senedin bedeli olan 4.300.-YTL.yi göstermiş, mahkemece davalının asıl alacak olarak gösterilen bu miktara itirazının iptaline karar verilmiştir. Halbu ki davalı borçlu icra takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde borcunun 150.00.-YTL.olduğunu bildirerek bu miktar dışındaki kısma itiraz etmiştir. İtiraz edilmeyen kısım yönünden takibin kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece itirazın kısmi itiraz olduğu gözetilmeden asıl alacağın tamamına itiraz varmış gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.