Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12202 E. 2011/5575 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12202
KARAR NO : 2011/5575
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av…n gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 57 ton akrilik ipliğin alımı konusunda 18.12.2002 tarihinde anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak 57 ton ipliğin tamamını ürettiğini, davalının acil ihtiyacı olan 4979 kg. ipliği davalıya sevkettiğini ve gönderilen malın bedelinin ödendiğini, bakiye 52021 kg’lık ipliğin teslimi sözkonusu olduğunda davalının anlaşma şartlarına uymayan bir protokol ile KDV ve diğer masraflar karşılığı olarak 30.000.USD bedelli teminat senedi teslim ettiğini, ancak protokol ilk anlaşmaya uygun olmadığı için müvekkili şirket tarafından imzalanmadığını, davalıya 22.01.2003 tarihli ihtarname gönderilerek bakiye ipliğin teslim alınması, alınmadığı takdirde değer kaybından doğacak zararların tazmin edileceği hususunun bildirildiğini, malların teslim alınmadığını, bunun üzerine müvekkilinin anlaşmayı feshederek iplikleri dava dışı bir firmaya satmak zorunda kaldığını ve bu satıştan zararı doğduğunu belirterek, 99.664.99.-USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş ayrıca davacının müvekkili şirketten iplik siparişi aldığını ve siparişleri göndermeden teminat senedi talep ettiğini, müvekkilinin protokol dairesinde teminat senedi tanzim ederek davacıya teslim ettiğini, davacının senet üzerindeki teminat ibaresinin silinmesi isteminin kabul edilmemesi nedeniyle sipariş verilen iplikleri vermeyi reddettiğini, müvekkilinin cüzi bir kısım ipliği satın alabildiğini, diğer ipliğin teslim edilmediğini, teslim edilen ipliğin de arızalı çıktığını, müvekkil adına üretim ve daha ucuza satıldığı iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen 08.02.2007 16.09.2009 tarihli asıl ve ek bilirkişi raporuna göre davacının kısmen ifa ettiği edim miktarı dışında siparişin tümünü kapsar şekilde taraflar arasında bir sözleşmenin ve buna dayalı alacağın varlığının yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iplik alım satımı konusunda önce 28.10.2002 tarihli bilahare 18.12.2002 günlü sipariş fişi verilmiş olduğu, 18.12.2002 tarihli sipariş fişi ile revize edilmiş olduğu, ihtilafın 18.12.2002 günlü sipariş fişi ile verilen ipliklerin büyük bölümünün davalı yanca alınmamasından kaynaklandığı hususları dosya içeriği ile sabit olup, nitekim davalı vekilinin 20.07.2007 havale tarihli dilekçesi ile bu durum teyit edilmiştir.
Davacı yan keşide ettiği … 5.Noterliğinden 22.01.2003 tarih, 1963 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 57 ton ipliğin tamamının üretildiğini, 4979 kg ipliğin tesliminin gerçekleştiğini, bakiye kısmın teslimi sözkonusu olduğunda, anlaşmalarına uymayan bir protokol gönderildiğini, protokolün imzalanmadığını, fabrikada teslim hazır 52,021 kg ipliğin bedelinin ödenip 1 hafta içinde alınması hususunu bildirmiştir.
Davalı tarafça verilen 18.12.2002 tarihli sipariş fişi, tarafların kabulünde olan kısmi teslimat ve anılan 22.01.2003 günlü davacı ihtarı birlikte değerlendirildiğinde davacı ve davalı arasında sözleşme ve ticari ilişkinin gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan 20.12.2002 tarihli sipariş fişinde öngörülen sipariş edilen miktarın bir ay içinde teslime hazır edilmiş olduğu davacının 22.01.2003 tarihli ihtarnamesinden de anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasında sözleşme ve ticari ilişkinin varlığının kabulü ile davacının talebinde haklı olacağı miktarın saptanması yönünden alınan bilirkişi raporundaki hesaplama raporu yeterli görülmediği takdirde konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna uygun bir karar vermekten ibaret iken, yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.