YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12342
KARAR NO : 2011/7666
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/73 Esas sayılı dosyasında müvekkillerinden … ve dava dışı …’in 10.04.1995 tarihli vekaletnameyle dava dışı …k’e vekalet vererek müvekkillerinden … Akaryakıt Ürünleri Ltd. Şti ile davalılar arasında yapılan bayilik sözleşmesi gereğince taşınmazları üzerinde davalılar lehine intifa hakkı tanıdıklarını, dava dışı …’in taşınmazdaki hissesini müvekkillerinden …’e devrettiğini ancak vekaletnamede imzası bulunanlardan …’in temyiz kudretinin bulunmamasından dolayı vekaletname ile tanınan intifa hakkının geçersiz olduğunu, ileri sürerek intifa hakkının terkinine, bayilik sözleşmesinin feshine, şimdilik 10.000 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacıların Şişli 3. Asliye Hukuk 2009 /78 Esas sayılı dosyasında davalılar … Petrolleri A.Ş. ve … aleyhine açtıkları dava aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle yukarıda anılan dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davalılar .. Petrolleri A.Ş. ve … vekili, intifa hakkı tesisinin tapu sicil memuru huzurunda usulüne uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 1) Birleşen davadaki taleplerle asıl davadaki taleplerin aynı olmasına rağmen birleşen dava daha önce açıldığından asıl davanın derdestlik nedeniyle reddine, 2) Asıl davada ayrıca istenen sözleşmelerin iptaline ilişkin talebin sübut bulmaması nedeniyle reddine, 3) Birleşen dava yönünden ise ; Vekalet veren …’in işlem tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığı Adli Tıp raporu ile anlaşıldığından yok hükmündeki vekalet ile yapılan intifa işleminin geçersizliğinden bahsedilemeyeceğinden 14.11.1997 tarih, 4147 yevmiye nolu işlemle tesis edilen intifa işleminin geçersiz olduğunun tespitine ve tapudan terkinine, birleşen dosyada talep edilen 10.000 TL maddi tazminata yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleştirilen davaların davalıları vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 388.maddesi uyarınca hükmün infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açık olması taraflara yüklenen hak ve borçların hükümde açıkça belirtilmesi gerekir. Oysa yerel mahkeme kararı kendi içinde çelişkili olup anılan yasa hükmüne uygun değildir. Zira kararın 3 nolu bendinde “…yok hükmündeki vekalet ile yapılan intifa işleminin geçersizliğinden bahsedilemeyeceğinden 14.11.1997 tarih, 4147 yevmiye nolu işlemle tesis edilen intifa işleminin geçersiz olduğunun tespitine …” denilmekle hüküm kendi içinde çelişkili hale gelmiştir.. Bu hal; HUMK.nun 388.maddesi hükmüne aykırılık oluşturduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl ve birleştirilen davaların davalıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.