YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12402
KARAR NO : 2011/9498
KARAR TARİHİ : 06.07.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı haksız rekabetin tespiti-maddi ve manevi tazminat ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı ile süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davalar davalı bayiin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kâr mahrumiyeti, cezai şart, maddi ve manevi tazminat isteminden; karşı dava ve birleşen dava ise teminat mektubunun haksız tazmininden kaynaklanan alacak davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı ile davalı arasında bayilik sözleşmesi olduğu, bayiin sözleşmeden doğan edimleri yerine getirmeye devam ettiği, iş yerini taşımasının sözleşmeye aykırı sayılamayacağı zira değişen adresin tescil ve ilanı üzerine değişikliğin herkesçe bilinebileceği, yeni adresinde davalının eski telefonları kullanarak sipariş almaya devam edildiği, davalının satışlarında sözleşmenin yapıldığı tarihe oranla önemli bir düşüş bulunmadığı ve davacı yanca sözleşmenin feshedilmesinin haklı sayılamayacağı gerekçesiyle kâr kaybı, maddi ve manevi tazminat ve cezai şart istemlerine ilişkin davaların reddine, haksız tazmin edilen teminat mektubu nedeniyle oluşan 3.000,-TL alacağın 19.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Her ne kadar davalı-karşı davacı şirket vekilince hüküm temyiz edilmiş ise de dilekçenin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından usulüne uygun bulunmayan temyiz isteminin reddine karar verilmelidir.
2- Davacı-karşı davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 7 nci maddesinde işyerinin ancak davacının onayı ile değiştirilebileceği belirtilmiştir. Davalı işyerini, davacının onayını almadan değiştirmiştir. Ticaret sicilinde tescil ve ilan, adresin değiştirildiğinin herkesçe bilinmesini sağlarsa da, davalının bu şekildeki davranışının sözleşmeye aykırılık oluşturmasını engellemez.
Bu durumda mahkemece somut olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak feshin haksız sayılması ve yargılamanın bu hatalı değerlendirme ile sonuçlandırılması doğru olmayıp, yukarıda gösterilen sözleşme hükmü ve açıklamalar çerçevesinde yapılacak değerlendirme ile bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte gösterilen nedenle davalı – karşı davacı … Müh. İnş. Emlak Tar., Gıda, Bilg. ve Ev Aletleri San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı – karşı davalı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.