Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12449 E. 2011/8329 K. 22.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12449
KARAR NO : 2011/8329
KARAR TARİHİ : 22.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında yapılan sözleşme gereğince 35.000 ton mıcır ve agrega’nın şantiyeden teslimi hususunda anlaştıklarını, avans olarak her biri 34.420,-TL tutarlı altı adet çek verdiklerini, davalının 1.7.2009 tarihinden itibariyle malzemeyi teslim etmesi gerekirken 95.602,-TL tutarında 16.203 ton teslimat yaptığını, süreç içinde müvekkilinin 2 adet çek ile 4.000,-TL nakit ödeme yaptığını, geri kalan 18.797 ton malzemenin teslim edilmediğini ileri sürerek henüz ödenmeyen çeklerin ödemesinin ihtiyati tedbir suretiyle durdurulmasına ve 110.918,-TL’den borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili 7.8.2009 tarihine kadar davalıya 99.096,70 TL karşılığı olarak 16.796,05 ton malzeme teslim edildiğini, karşılığında 58.840,-TL tahsilat yapıldığını, bir adet çekin karşılıksız çıktığını, süreç içinde stoklarında bulunduğunu ve malzeme vermeye hazır olduklarını bildirmelerine rağmen davacı yanın çeşitli nedenlerle alım yapmadığını, temerrütlerinden de söz edilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının avans olarak 208.800,-TL ödeme yapmasına rağmen davalının 99.116,23 TL mal verdiği gerekçesiyle davacının 109.683,77 TL’den borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında karşılıklı iki tarafa borç yükleyen (synallagmatik) bir satım sözleşmesi akdedildiği ve satım bedelinin davacı yanca peşinen ödendiği tartışmasızdır. Karşılıklı edimlerin ifası ve akabinde taraflar arasında uyuşmazlığın çıktığı döneme kadar Türk Ticaret Kanunu’nun 20/111 üncü maddesine göre sözleşmeden dönme ya da sözleşmenin feshi iradesinin de ortaya konmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin dava tarihine kadar sona ermediğinin kabulü gerekir.
O halde mahkemece yapılacak iş taraflar arasındaki yazışmalar da dikkate alınarak tarafların edimlerini hukuka uygun biçimde yerine getirip getirmediği ve özellikle satıcının teslim etmekte, alıcının da bedelin ödenmesi ile birlikte teslim alma hususunda temerrüdünün oluşup oluşmadığı noktaları üzerinde durulmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.