Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12671 E. 2011/6028 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12671
KARAR NO : 2011/6028
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacı … Ltd.Şti.’nin müdürü olan diğer davacı müvekkili …’in kendi şahsına davalı şirket ortaklarından 40.000 TL borç aldığını, karşılığında sadece imzalı boş teminat senetleri verdiğini, borcu peyderpey ödediğini, haciz tehdidi altında fahiş tahsilat yapıldığını, borcun tamamını davalı şirket temsilcisi Celal Kurt’a ödendiği halde senetlerin iade edilmediğini, senetlerin temlik ve ciro edilmemesi ve iadesi için ihtarname çektiklerini, davalı şirket ortakları hakkında Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine 2003/405 esas sayılı menfi tespit davası açtıklarını, bu dava açıldıktan sonra davalı şirketin sahte senetler düzenleyerek takibe geçtiğini, öncelikle müvekkili şirket hakkında takip yapılabilmesi için ödememe protestosu çekilmesi gerektiğini, senette ihbar ve protesto olmadığını diğer müvekkili…nın müflis olup İİK’nun 193/3.maddesi gereği iflas tasfiyesi müddetince bu müflise karşı takip yapılamayacağını, ayrıca senette alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, borcun ödendiğini, senet keşidecisinin aynı zamanda senet lehtarı davacı şirketin müdürü olduğunu ileri sürerek dava konusu 30.01.2003 tanzim, 20.05.2003 vadeli 50.000 TL’lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminat talebinde bulunmuştur.
Birleşen davada davacılar vekili müvekkili şirketin dava dışı Makimsan AŞ.’ne sattığı malzemeler karşılığında vadeli çekler aldığını, ancak acil paraya ihtiyacı olduğundan, davalı şirket yetkilisi …’dan dava konusu senetlerin ön tarafına iki beyaz imza, arkaya iki beyaz imza atarak boş beş adet belgeyi verme karşılığında faizini peşin alarak çekleri kırdırdığını, dava dışı Makimsan’dan alınan beş adet çekin günü geldiğinde karşılıklarının ödendiğini, bu beş adet belge istendiğinde davalı yetkilisi … tarafından belgelerin iade edilmediğini,senetlerin tanzim tarihinde şirket kasasından para çıkmadığını, senetlerin arkasındaki ikinci imzadan dolayı, senetlerin sanki davalı şirkete … tarafından ciro edilmiş gibi göründüğünü iddia ederek takibe konulan 3 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Asıl dava ve birleşen davada davalı vekili senetteki imzaların davacılar tarafından inkar edilmediğini, senetler üzerindeki her türlü iddianın davacılarca kanıtlanması gerektiğini, senetlerin davacı …’in iflasından çok sonra düzenlendiğini, iflas masası ile ilgili bulunmadığını, davacının istediği delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu bonoların müvekkili defterlerinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, kesinleşen İcra Hukuk Mahkemeleri kararları ile Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/189 esas sayılı dava dosyası davacının yemin teklifine icabet etmemesi ve iddialarını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen 2004/89 sayılı davaların reddine, takiplerin davacı şirket yönünden iptal edildiğinden dava konusu bonolardaki asıl alacağın %40’ı oranındaki tazminatın davacı …’den alınarak davalıya ödenmesine, mahkemece konulan Tarsus 2.İcra Müdürlüğünün 2003/1674 ve 2003/2053 sayılı takip dosyalarındaki tedbirin kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde teminatın davalıya iadesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl dava ve birleşen davadaki davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalar İİK’nun 72.maddesi hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı borçlular anılan madde hükmü gereğince belirli bir teminatı yatırmak suretiyle mahkemeden tedbir kararı talep edebilir. Mahkemece de yatırılan bu teminatın alacaklısına ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebilir.
Nitekim, somut olayda da;davacı yan dava dilekçesinde istediğinin haricinde 26.04.2007 havale tarihli dilekçesi ile icra takibinin teminat mukabili durdurulmasını ve ayrıca alacağın tamamının teminat mektubu ile garanti altına alınması şartı ile icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece 07.05.2007 tarihli ara kararla, talebin kısmen kabulü ile İİK’nun 72/3.maddesi gereğince alacağın %15’i oranında nakdi teminat veya teminat mektubu karşılığında icra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi kararı verilmesi üzerine davacı taraf 22.05.2007 tarihinde 30.000 TL teminatı mahkeme veznesine yatırmıştır. Yatırılan bu teminat davalı alacaklının alacağının teminatıdır.
Hal böyle olunca,davanın reddi halinde, İİK’nun 72/4.madde hükmü gereğince ihtiyati tedbir kararının kalkacağı ve hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı davalının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını yatırılan bu teminattan alacağı açıktır. O halde, “söz konusu davalı alacağından davacının yatırdığı teminatın mahsup edilmesi”şeklinde hüküm oluşturulması gerekirken, “karar kesinleştiğinde teminatın davalıya iadesine”şeklinde infazda tereddüt edecek şeklinde hüküm oluşturulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacılar yararına hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.