YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12748
KARAR NO : 2011/9399
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Beldesi ve civarlarında davalının temsilcisi ve irtibat bürosu olarak çalışarak inşaatların beton ve demir kalıp kontrollerini yaptığını ve sorun çıktıkça ilgili idarede bu sorunları çözdüğünü, yapılan işler karşılığında müvekkilinin iş bedeli üzerinden KDV kariç %20 prim alacağının doğduğunu, 01.07.2007 tarihine kadar yapılan işlerden davalının aldığı hak ediş miktarının 335.956,31 TL. olup müvekkiline ödenmesi gereken tutarın 56.875,10 TL. olduğunu, davalı yanca sadece 10.000 TL. ödendiğini, bakiye 46.875,10 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı sözleşmeyi … Ltd. Şti. ile yaptığı, bu şirketle müvekkilinin ilgisi olmadığını, müvekkilinin yapı denetim şirketi olup denetimlerde görev alan mimar ve mühendislerin başka hiçbir inşaat işi yapamayacaklarını, davacının müvekkili şirkette görev almasının söz konusu olmadığını, kaldı ki müellifi olduğu projeleri denetlemesinin de yasaya aykırı olduğunu, 10.000 TL’nin iade edilmek üzere davacıya verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı şirkete verilen yetki belgesinin davacının iddia ettiği alacağın ödenmesini kapsamadığı, davacının davalı şirketin temsilcisi ve irtibat bürosu olarak çalıştığı hususunu kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, gerekçelerini de belirtmek suretiyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece davacının itirazlarını da karşılayacak şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer davalının ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.