Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13337 E. 2011/6834 K. 24.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13337
KARAR NO : 2011/6834
KARAR TARİHİ : 24.05.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit-istirdat-çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile uzun süredir ticari iş gördüklerini, dava dışı … Soğutma Sistemleri Ltd.Şti.nin talebi üzerine müvekkiline satacağı malların piyasadan temini için kullanmak üzere 25 adet toplamı 417.000.-TL.miktarlı çekleri avans olarak … Şirketi yetkilisi … … imzası ile verildiği, ancak beklenilen mal gelmediği gibi çeklerin factoring şirketlerine temlik edildiğini öğrendiğini, davalıların elindeki çeklerin Yönetmeliğin 22.maddesine göre alacağın tevsik edici belgeye bağlanması gerektiğini ileri sürerek çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davadaki davalılar vekilleri davanın haksız olduğunu, dava konusu çeklerin ve faturaların davacı şirketin defter kayıtlarında mevcut olduğunu belirterek ayrı ayrı davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece dosya kapsamı ve Factoring Yönetmeliği’ne göre, asıl davanın kabulüne, davalı aleyhine açılan dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl dava ve birleşen davadaki davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi ise, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2008/27393 sayılı takip dosyasına mahsuben, yargılama sırasında ödenen bedellerin istirdadına ilişkin karar verilmesi talepleri hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olmasına yöneliktir.
Davacı yan, yargılama sırasında asıl dava konusu alacağın icra dosyasına ödendiğini, davalarına istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini, 15.07.2009 ve 25.12.2009 tarihli dilekçeleri ile talep etmiş olmasına rağmen mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen davadaki davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.