YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13506
KARAR NO : 2011/7103
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Vek. Av. .. ile davalı Vek. Av. ..’in gelmiş, olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının 1984-2002 yılları arasında yetkili bayi olarak çalıştığını,17.10.2002 tarihinde yaptıkları mutabakat ile 23.129.79 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiğini, ancak anılan bedelin ödenmediğini belirterek 23.129.79 TL alacağın 17.10.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, mutabakatta belirlenen miktarın müvekkili lehine doğmuş vade farkı ve kur farkı alacağının cari hesap alacağından mahsuba karar verildiğini, müvekkilinin vade farkı hariç 22.504.10 TL alacak için davacıya ihtarname keşide ettiğini ancak ödenmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının, davalının bayisi olarak çalışmakta iken 17.10.2002 tarihli mutabakat metni düzenledikleri ve 23.129.79 TL cari hesap alacağı olduğunun saptandığı cari hesaba vade farkı ve kur farkı alacağının dahil edilmediğinin belirtildiği, alacağın miktarı açısından bir uyuşmazlığın mevcut olmadığı kur farkı ve davalı yanca kesilen vade farkı faturalarının davacı alacağından düşülüp düşülmeyeceği noktasında toplandığı, yanlar arasında vade farkı veya kur farkı uygulanacağı yolunda yazılı bir anlaşma olmadığı gibi ticari teammül de bulunmadığı, bu nedenle mutabakat metninde kur farkı ve vade farkı futuralarının hesaba dahil edilmediği yolundaki belirlemenin öneminin bulunmadığı, mutabakat metninde yazılı kısım kadar davalının borçlu olduğu, borcun ödeneceği vadenin belli olmamakla birlikte davacı tarfından çekilen ihtar sonucu 27.12.2002 tarihinde temerrüdün oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, davalı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıdaki onama harcını temyiz edenden alınmasına, 30.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.