YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13523
KARAR NO : 2011/7348
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalı şirket, davacı …’ün keşideci diğer davacının kefili bulunduğu 28.12.2005 tanzim, 14.07.2006 vadeli nakden düzenlenen 26.250,00TL’lik bonoya istinaden davacılar hakkında 28.08.2006 tarihinde icra takibi yapmıştır.
Davacılar vekili, takibe konu bononun davalı şirketin ortağı ve Yönetim Kurulu üyesi olan müvekkili …’ün davalı şirkete sermaye artımı için verilen teminat bonosu olduğunu, diğer davacının …’ün babası olup şirket ile ilgisi olmadığını vade ve tanzim tarihi boş olarak bırakılan bononun yönetim kurulu kararı olmaksızın doldurularak takibe konulduğunu belirterek bono ile borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların aynı iddia ile icra mahkemesinde de dava açtıklarını, açılan bu davanın redle sonuçlandığını, teminat iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacının şirkete olan taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu sermaye artırımının şirket ortaklarının paylarına düşen sermaye taahhütlerinin bono ile ödenmesine karar verildiği süre belirlenmediği, taahhüt edilen sermayenin ¼’nün takip tarihi itibari ile muaccel olduğundan davanın kısmen kabulü ile davacının 19.687,50 YTL borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların bononun vade kısmının anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı olarak kanıtlayamadığından ve bonoyu vermekle vadeyi bildiği ve sermaye artırımını taahhüt borcunun muaccel olduğu, teminat olarak verildiği iddiasına itibar edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.