YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13608
KARAR NO : 2011/6868
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların Sincan ilçesinde bulunan …Konfeksiyon mağazasını ortak olarak işlettiklerini, müvekkillerinden 31.000 TL hazır giyim eşyası satın alıp çek ve senetler verdiklerini, 2.916,73 TL iade faturası düzenlendiğini, mal karşılığında verilen çek ve senetlerin karşılıksız çıktığını ve ödenmediğini, davalıların adi ortak olmaları nedeniyle borçtan müteselsilen sorumlu bulunduklarını, davalılardan … aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, 31.000 TL alacaklardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.100 TL’sinin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında davalı … yönünden davasını geri aldığını, bu davalı bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istemiş, diğer davalı yönünden ise alacak davası olarak davaya devam ettiklerini ve 7.100 TL’nin ticari faizi ile tahsilini istediklerini bildirmiştir.
Davalı … a tebligat yapılamamış, diğer davalı … vekili davalılar arasında adi ortaklık bulunmadığını, müvekkilinin işyerini 29.05.2007 tarihinde Selahattin Atuçuran’a devrettiğini, bu konuda Sincan 2.Noterliğinde devir sözleşmesi düzenlendiğini, 17.08.2007 tarihli yoklama fişi ile vergi dairesinde yapılan incelemede durumun tespit edildiğini, müvekkilinin ticareti terkettiğini, diğer davalının devredilen işyerinin ünvanını değiştirip faaliyet alanını konfeksiyon ve ayakkabı olarak belirlediğini, müvekkilinin takibe konulan çek ve senetler karşılığında davacı vekiline 5.800 TL ödemede bulunduğunu, buna dair makbuz aldığını, 1.830,00 TL ve 3.500 TL miktarlı çeklerin müvekkilinin T.Garanti Bankası Sincan Şubesi hesabından davacının hesabına ödendiğini, ödenen çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı …’in savunmalarının çelişkili olduğu, davacı tarafından ibraz edilen teslim fişleri ve dava konusu faturalar yönünden davalı …’e çıkarılan ihtarlı isticvap davetiyesine rağmen adı geçen davalının duruşmaya gelmediği, bu durumda teslim fişleri ve faturaların davalıların işlettikleri dükkanla ilgili olduğunun ve aralarındaki ticari ilişkinin kabulü gerektiği, dava konusu işyerinin 29.05.2007 tarihinde davalı … tarafından diğer davalıya devredilmiş olması nedeniyle bu tarihe kadar olan hukuki ilişkinin Salim ile sürdürüldüğünün kabulü gerektiği, 29.05.2007 tarihine kadar düzenlenen faturalar toplamı 10.958,52 TL olup bundan davacının kabulünde olan 2.916,73 TL miktarındaki iade faturası düşüldüğünde davacının alacağının 8.042,12 TL olduğu sonucuna varıldığı davalının savunmasında sözü edilen ödemelerin diğer davalının borcuna mahsuben yapılan ödemeler olduğu gerekçeleri ile davalı …yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı … yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.100 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı vekili 5.5.2009 tarihli dilekçesinde tarafların ticari defterlerine de delil olarak dayanmış, davalı … vekilinin delillerini bildirdiği, 24.06.2009 tarihli dilekçesinde ise diğer deliller yanında alacaklının ticari defter ve kayıtlarına da delil olarak dayanıldığı bildirilmiştir. Davacı vekiline müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve davacı vekili 10.02.2010 tarihli duruşmada “ ticari defter ve kayıtlarımızı ibraz ediyoruz” demiştir. Davalı …’ya da isticvap davetiyesi çıkarılarak diğer isticvap konuları yanında defterlerini sunması için de ihtarat yapılmış, ancak isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen anılan davalının cevap vermediği gibi defterlerini de ibraz etmediği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan mahkemece davalılar arasındaki işyeri devir tarihi olan 29.05.2007 tarihinden önceki faturalar nedeni ile davacının alacağının hesabı cihedine gidilmiş ise de bu faturaların toplamında hata yapıldığı gibi alacaktan mahsup edilen 4.12.2007 tarihli 2.916 TL miktarlı iade faturası davalı … tarafından düzenlenmiş olduğu halde işyeri devrinden önceki davalı …’nın borcundan bu fatura bedelinin mahsup edilmesinin dayanakları ve yasal gerekçeleri karar yerinde gösterilmediği gibi davalının yaptığı ödemelerin diğer davalının borcuna mahsuben yapılan ödemeler olduğu yolundaki yerel mahkeme gerekçesinin yasal dayanaklarının karar yerinde gösterilmemiş olması da hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının ödeme savunması üzerinde de durularak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesine bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.