Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13978 E. 2011/9506 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13978
KARAR NO : 2011/9506
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava mal satımı nedeniyle düzenlenen iki adet faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili müvekkili ile davacı şirket arasında mal satımına ilişkin sözleşme bulunmadığını, fatura içeriği malın dava dışı … AŞ tarafından temin edilerek müvekkiline teslim edildiğini ve bedelin adı geçene çekle ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının malı sattığı ve buna ilişkin olarak fatura düzenlediği, sevk irsaliyesinin de mevcut olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 2.746,57 TL asıl alacak ile işlemiş 80,33 TL faiz üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satım sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olup, edimlerin karşılıklı ifası gerekir (BK.m.182/II); bir diğer ifade ile satıcının semeni istemesi, malın zilyedliğini mülkiyeti geçirmek amacıyla alıcıya geçirmesi halinde mümkündür.
Davalı yan davacı ile aralarında bir sözleşme ilişkisi kurulmadığını, malın da teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Eğer taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi yoksa, tek başına fatura düzenlenmesi alıcıyı borçlu kılmaz.
Hükme esas alınan 27.8.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacı yanca, malın … plakalı kamyona yüklendiğine dair sevk irsaliyesi sunulduğu belirtilmiş ise de, bu irsaliyeye dosya içinde rastlanamamıştır. Öte yandan davacı şirket vekili sevk irsaliyesine değil, taşıma irsaliyesine dayanmış ve 18.8.2010 havale tarihli dilekçesinde bu aracın müvekkili şirkete ait olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının teslim olgusunu kanıtlayamadığının kabulü gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı biçimde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davanın asıl alacak üzerinden açıldığının gözden kaçırılması suretiyle işlemiş faizin de hüküm altına alınması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74 üncü maddesine aykırılık teşkil eder niteliktedir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,06.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.