Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14126 E. 2011/7543 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14126
KARAR NO : 2011/7543
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 20.08.2007 tarihli sözleşme ile davalıya Araç Kiralama Hizmeti verildiğini, karşılığında beş adette toplam 3.871.26.-TL.tutarında faturaların düzenlendiğini, faturaların ödenmesi için çekilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.maddesi uyarınca İstanbul İcra Daireleri’nin yetkili olduğunu, asıl alacağı kabul ettiklerini, ancak asıl alacağa uygulanan faize itiraz ettiklerini, itiraz dilekçelerinin 2.maddesinin sehven yazıldığını savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, asıl alacağın takipten sonra ödendiği asıl alacağa ticari avans faizi işletilmesi gerektiği, taraflar yararına tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının masraflar ve vekalet ücreti ile takipten ödeme tarihine kadar uygulanacak ticari avans faizi yönünden iptaline, takibin bu alacaklar yönünden devamına, asıl alacakla ilgili konusuz kalan davanın reddine, taraflar yararına icra inkar tazminatına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının asıl alacağın bir kısmını davadan önce, bir kısmını da davadan sonra ödediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davadan önce yapılan ödeme ile ilgili davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı reddi yönünde, davadan sonra ödenen tutar yönünden ise ödemelerin infaz sırasında İcra Müdürlüğü’nce dikkate alınması gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 3/b-son maddesinde “… Ek-1’de ödeme tablosundaki belirtilen süreyi aşan ödemelerde aylık % 5 gecikme faizi uygulanacaktır” şeklinde akdi temerrüt faizi kararlaştırılmış olup, anılan sözleşme hükmünün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatına ilişkin davacı talebinin de yeniden değerlendirilmesi açısından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.