Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1420 E. 2010/8194 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1420
KARAR NO : 2010/8194
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.11.2009
Nosu : 194-640
Davalılar : 1-… vek.Av…. 2-…
Vek.Av.Jülide Sucuoğlu

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekillerince ise duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan … vek.Av…. ile diğer davalı Ercan Genco Doğan vek.Av.Jülide Sucuoğlu gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı … tarafından müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, icra takibine dayanak senedin lehdarı-davalı …’den senet mukabili faiziyle para alındığı ve borcun tamamının faizleriyle ödenmiş olmasına rağmen, senet iade edilmeyerek davalı …’a ciro edildiğini, ciro işleminin hileli olduğunu ileri sürerek, takip konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının yaptığı ödemenin senetle ilgisi olmadığını, 19.000.-USD.parayı davacının yatırmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli olarak bonoyu ciro yoluyla teslim aldığını, diğer davalıya yönelik ödeme yolundaki def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerin senedin düzenlenme tarihinden daha önce yapıldığı, ödememelerin bu haliyle senede karşılık yapılmadığı ve senedin bedeli ödenmediğinden davalı …’in alacağının bulunduğu, senedi diğer davalıya ciro etmesinin doğal olduğu ve davalı …’ın da kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalıların tazminat taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve her iki davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

../..

Sayfa -2-

2-Yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı … hakkındaki davanın senetten dolayı alacaklı olduğu gerekçesiyle reddedilmiş olduğu gözetilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3.maddesi 2.fıkrası gereği ayrı vekalet ücretine hükmolunmaması doğru değildir.
3-Davalılardan … vekilinin temyizine gelince;
Somut olayda, icra veznesine yatacak bedelin alacaklıya ödenmemesi yönünden tedbir kararı verilip uygulandığından, İİK.nun 72/4.maddesi uyarınca davalı takip alacaklısı … yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hakkındaki dava senedi iktisap etmesinde kötüniyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3.maddesi 2.fıkrası gereğince lehine ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, “davalılar yararına” tek vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına ayrı ayrı takdir edilen 750.00.er TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … ve …’a ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.