YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14240
KARAR NO : 2011/1543
KARAR TARİHİ : 09.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29.03.2010
Nosu : 162-232
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili …/Detay Grup ile TMSF’nin davalının işletilmesi konusunda yetkilendirdiği … A.Ş.arasında … ürünlerini satma, iadesini alma, tahsilatını yapmaya ilişkin anlaşma yapılarak yetki verildiğini, davalının aldığı teminat mektubunu ticari ilişkinin başında bankadan tahsil ettiğini, müşteri çeklerini tahsil ettiğini, teslim aldığı çeklerin karşılığı olan malları davacılara teslim etmediğini, iade malları teslim almadığını, daha önce distribütörlüğünü iptal ettiği firmaya yeniden mal vermeye başladığını, davalının alacaklı olmadığı halde elinde bulunan bedelsiz çekleri tahsil etme yoluna gittiğini belirterek bedelsiz kalan ve keşidecisi Tipaş Pen Taah.İnş.Paz.San.ve Tic.A.Ş.olan 50.000.-TL.bedelli çekle ilgili borçlu olmadıklarının tespitini, çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin ve borcun zamanaşımına uğradığını, davalının yerleşim yeri olan … veya icra takibinin yapıldığı … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, İİK.nun 72/son maddesi uyarınca menfi tespit davası icra takibinin yapıldığı yer veya davalının ikametgahının bulunduğu yerde açılmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili süresi içerisinde vermiş olduğu 09.04.2009 havale tarihli cevap dilekçesinde, davalının yerleşim yerinin …, icra takibinin yapıldığı yerin ise … olduğunu, bu nedenle … veya … Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının seçimlik hakkını ancak bu iki mahkemeden birinden yana kullanması gerektiğini, halbuki davanın Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldığını bildirerek dosyanın yetkili mahkemeye göderilmesine karar verilmesini isteyerek yetki itirazında bulunmuştur.
Ne varki HUMK 23. maddesi hükmü uyarınca yetki itirazının geçerli olabilmesi için yetkili mahkemenin açıkça ve tek olarak bildirilmesi gerekir. Davalı cevap dilekçesinde hem …, hem … Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Bu şekilde iki yer birden yetkili gösterilerek yapılan yetki itirazı usule uygun değildir.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.