YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14613
KARAR NO : 2011/2562
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 10.06.2010
No : 1328 – 1285
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin davalı aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, ancak davalının icra hukuk mahkemesinde takibin iptali için dava açtığını ve yargılama sonunda takibin iptaliyle müvekkilinin % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verildiğini, sözkonusu tazminat hükmünün infaz edildiğini, bilahere müvekkilince davalı aleyhine genel mahkemede açılan alacak davasının kabul edildiğini, böylece müvekkilinin haklı olduğunun ortaya çıktığını belirterek müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 1.920 TL’ nin İİK’ nun 169/a maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece icra hukuk mahkemesinde görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2009 tarihli ilamıyla davacının isteminin yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu nedenle işin esasına girilip deliller toplandıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada, davacı alacaklının genel mahkemede açtığı davanın lehine sonuçlandığı, bu itibarla İİK’ nun 169/ a maddesinin 6. fıkrası uyarınca icra hukuk mahkemesince hükmedilen tazminatın kalktığı gerekçeleriyle davanın kabulüne 1.920 TL alacağın 27.1.2000′ den itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.