YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14629
KARAR NO : 2011/2747
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, müvekkilinin tarım ilaçları ve fındık ticareti ile uğraştığını, fındık fiyatlarındaki dalgalanmaların neden olduğu bölgesel kriz ile küresel krizin etkilerinden dolayı müvekkili şirketin borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek bir yıl süreyle müvekkilinin iflasının ertelenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iyileştirme projesinde muhafaza altına alınan mallarla üçüncü kişiler tarafından verilecek taşınmazların satışı suretiyle borca batıklıktan kurtulmanın öngörüldüğü, ancak bu tedbirin uygulanmasına yönelik somut veriler sunulmadığı, dolayısıyla iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı belirtilerek iflasın ertelenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kök raporunda şirketin borca batık olmadığı ifade edilmiş, ek raporda ise Bank Asya’ya borcu olduğu gözetilerek yeniden yapılan değerlendirme sonucunda şirketin borca batık olduğu, stoklarını satması, alacaklarının tahsilini hızlandırması ve diğer iyileştirme tedbirlerinin uygulanması hâlinde iflâs erteleme kararı verilebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle iflâs erteleme talebinin reddine karar verilmiştir.
Son heyet ek raporuna göre şirketin borca batık olduğu belirlenmiş olduğundan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığını kabul eden mahkemece, iflâs kararı verilmesi gerekirken, sadece iflâs erteleme isteminin reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Sermaye şirketinin veya kooperatifinin borca batık olması hâlinde iflâsını veya iflâsın ertelenmesini düzenleyen İcra ve İflâs Kanununun (İİK) m.179 ve Türk Ticaret Kanununun 324’üncü maddesinde bu istemin ilânına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflâsın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmişse de alacaklıların menfaatleri de korunmalıdır. Bu nedenle şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve sermaye şirketinin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflâsın ertelenmesi talebinin İİK’nın m.166,II hükmündeki usulle ilân edilmesi, ilân üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. İflâs erteleme talebinin, yurt düzeyinde tirajı 50.000.’inin üzerinde bir gazetede ilân edildiğine dair gazete nüshası dosya içerisinde bulunmadığından İİK’nın 166,II hükmüne aykırı şekilde yargılama yapılmış olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenden dolayı iflâs erteleme talep eden vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde gösterilen sebeple hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.